Evlat!
Hayat hayale, hayal ise emeğe muhtaçtır. Onun için hayal kur; fakat kurduğun hayalin peşine mutlaka emeğini de koy. Alın teriyle beslenmeyen hayaller, vakti gelince solup gider.
Evlat!
İnsan tecrübe kazandıkça şunu öğrenir: Kimi eski dostlar arkadaşa, kimi arkadaşlar tanıdığa, kimi tanıdıklar ise zamanla bir hatıraya dönüşür. Hayat, dostlukları da imtihan eder.
Evlat!
Seni menfaat beklemeden öven, gerektiğinde de hiçbir art niyet taşımadan eleştirebilen kimselere gönül koyma. Çünkü gerçek dost, hoşuna giden sözleri söyleyen değil; ihtiyacın olan hakikati dile getirendir.
Evlat!
Yokluğunun hissedilmediği yerde varlığını ispat etmeye çalışmak beyhudedir. Kıymet bilmeyene kendini anlatmaya çalışma; vakurca uzaklaşmasını bil.
Evlat!
Babaların sözleri altın gibidir. Gündem değiştikçe değeri değişiyor sanılır; oysa gerçek kıymeti hiç eksilmez. Hatta çoğu zaman, kaybedildiğinde değeri daha iyi anlaşılır.
Evlat!
Değerin farkına varıp onu değerlendirmemek en büyük kayıplardandır. Bunun için elindeki maddî ve manevî bütün nimetlerin kıymetini bil; çünkü değerin kıymeti, çoğu zaman yokluğunda anlaşılır.
Evlat!
Makam bitince makam sahipleri, siyaset bitince siyasetçiler unutulur. Fakat kalemiyle iz bırakanlar, gönüllere dokunanlar ve ardında hayırla anılacak eserler bırakanlar kolay kolay unutulmaz. Nice yıpranmış sayfalar vardır ki yıllar sonra bir kütüphaneden çıkar ve üzerindeki tek bir cümle yeniden gönüllere ışık olur.
Evlat!
Zamanında söylenmeyen, söylenemeyen veya düzeltilmeyen yanlışlar, gün gelir altından kalkılması güç bedeller ödetir. Hakikatin gecikmesinin de bir bedeli vardır.
Evlat!
Yediğin lokma doğal olursa bedenini, helâl olursa vicdanını ve ahiretini korur. Söylediğin söz güzel olursa gönülleri imar eder; iftira ve gıybetten uzak durursa seni de kurtuluşa yaklaştırır.
Evlat!
Birçok okur bana, “Hocam, bunları nasıl aklınızda tutup yazıyorsunuz?” diye soruyor. Ben de, “Aklımı niçin bu kadar yorayım? Ben onları defterimde saklıyorum.” diye cevap veriyorum.
Evlat!
Hak ettiğin her şeyi dünyada alıp da ne yapacaksın? Bırak, birazı da ahirete kalsın. Orada azığın, burada ise sabrın olsun.
