Bir veda sonlandırır tüm geleceği..
İnsanın ne kadar çok serveti olursa olsun hepsi dünyaya aittir aslında.
Gelecek nesillerde kim bilir kimlerin eline geçecektir.
Her şeyin el değiştirmesi, elden ele geçmesidir olayın özü.
Haklı ya da haksız sahip olmaktır.
Ve son yolculukta öylesine bırakır gider insan her şeyini..
Öylesine, ansızın, olduğu gibi…
Ne bir devir teslim, ne alacak, ne verecek hesabı görülür…
Bir bakarsınız vardır, yanından ayrılırsınız yok olmuş olur…
İnsan yalnızdır kendi içindeki yazgısıyla.
Yalnızdır düşüncelerinde…
Yalnızdır içindeki dünyasıyla..
Ortak bulamaz gönül yarasına.
Bazı şeyleri ertelemekle,
Bazı şeyleri beklemekle,
Bazı şeyleri hep özlemekle,
Zaman hızla geçip gider…
Yakalayamazsanız…
*
Yaşamın gerçeği adlı yazımda yazmıştım,
İnsan geldiği gibi çırılçıplak gider bu dünyadan,
Geride bıraktıkları;
Bir, yetiştirdiği evlatları,
İki, adı akıllara düşünce ilk akla gelen özellikleri…
Üç, varsa sanatsal eserleri…
Bunun dışında başka nesi var ki?
Ne kalır ki geriye?
Maddi mirasını saymıyorum,
Mirasçılar arasında huzursuzluğa neden olduğundan….
Bir ve ikisi onu tanıyan akraba ve yakınlarının yaşam süreleri ile ilgilidir.
Onlarda zamanla silinip gitmeye mahkûmdur,
Kalacak olan sadece eserleridir...
Eserleri yoksa adı bile kalmayacaktır!
İnsan duyarlı olmalı,
Yaşadığı, havasını soluduğu,
Sokaklarında gezindiği yerlere sahip çıkabilmeli..
Örneğin halka hizmet edilen yerlerde,
Kişilerin keyfi isteklerine göre değil, olması gerektiği gibi,
Kişi olarak etkili olabilmeli..
Haklı olduğu yerde, cesur olabilmeli..
Yaşamak, hayat farkında olabilmekle başlar,
Yoksa zamanı yakalayamazsınız…
AşkYazarıMustafaÇifci®