Yıllar sonra ormanlık bir alana pikniğe gittik.
Ağaçların arasında olmak aşırı güzel,
Her bir ağaca sarılmak geldi içimden, bazılarına dokundum bazılarının yapraklarını ellerimle sevdim.
Sırtüstü uzanıp yattığımda göğün mavisine değil, ağaç dallarının her birlikte daha fazla güneş olabilmek için yarıştıklarına şahit oldum.
Kalabalık ormanlarda kalabalık dostlarla olmak daha bir güzel oldu.
*
Şehrin dinlenme alanı olmuş, bir sığınma merkezi haline gelmiş piknik alanları…
Kimisi çay derdinde,
Kimisi kahve peşinde
Her yer mangal dumanı piknik alanı.
Boğaz kavgası alanı demek gerekir belki de piknik yerlerine..
Herkes ortak derdi, tıka basa yemek ve doymak…
*
Her zaman söylerim,
Bir şey geneli kapsamıyorsa bir anlamı olmaz diye
Sen, ben, bizler,
Çöplerimizi titizlikle toplar bırakmayız ama o alan çöp dolar bir iki gün sonra,
Bu sadece piknik alanlarıyla ilgili değildir,
Otoyol kenarları, ortak alan kullanımları da öyledir.
İnsanlar hep başkalarından bekler bazı şeyleri
Genel temizlik ve genele saygı tüm insanların ortak kaygısı olduğunda
Tüm piknik alanları ve benzer yerler temiz kalacaktır.
Bu bir kurala uyma becerisidir.
Ve kural düzeni sağlar, anlamlı hale getirir.
Ağaçlar yaşlanmış kurumuş dalları,
İlgiye hasret kalmışlar
Tüm gölgeli alanların altları şenlik içinde, şarkılar, türküler.
Ve akşam dönüşleri…
Bilinçsizdir insanoğlu
O ağaçlar sayesinde pikniği yapar,
Kendi artığını bırakıp gider.
Oysa ormanlar ve tarımın ekilip biçilmesi
Geleceği şekillendirir.
HAYAT HEP GARİP
Eski yapılar hep farklı bir duygu verir bana.
Saatlerce düşüncemden silip atamam, acaba oralarda daha önce kimler yaşadı, neler gördüler, neler hissettiler.
İnsan ilişkileri nasıldı?
Nelere sevindiler, nelere kızdılar?
Hangi acılarla delindi yürekleri.
Ne olursa olsun, yaşamın kendi döngüsü var…
Hayat, bir değirmen taşı gibi, insanları bir çuvalın içindeki buğday taneleri gibi düşünürsek, er ya da geç, bugün ya da yarın sıra herkese gelecek, o taşın altında ezilmek öte bir yol yok.
Hayat herkesi kendi çarkında öğütecek, yok edecek.
Bu çürümüş ağacın bedenini görünce de aynı şeyi hissettim; daha önceleri nasılda görkemliymiş kalın gövdesiyle…
Nasılda gölge yapmıştır yapraklarıyla!
Şimdi ise yerlerde kurtların, böceklerin yuvası olmuş.
BİR ÖNERİ
İnsanlar hep kendi ihtiyaçlarına sınırsızca önem veriyorlar,
Piknik alanında önceden gelenlerin boş masaları topladıklarını gördüm.
Bir aileye bir masa olmalı normalde ama öyle değil birkaç kişi bir araya gelince çevredeki boş masaları toplayıp birleştirmişler.
Kimin umurunda diğerleri.
Oya bu yanlış, kapanın elinde kalmamalı ve öyle bir düzen olmalı ki bu masa toplama olayı yasak olmalı.
Masalar yerlerinde sabit kalmalı…
Düzensizlik eşit olmayan bir ortam yaratır, insanlar kural tanımaz, şımarık olurlar.
Alana girişlerde masa numarası verilebilir,
Kendi bencilliğinden dolayı haksızlık yapanlara ceza kesilmesi de olmalı,
Çünkü aşırı serbestlik ve düzensizlik her zaman karmaşa yaratır.
Ortak alan malı, herkesin ortak haklara sahip olunan yerdir.
Ama gördüm ki kimse kimsenin umurunda değil.
SON SÖZ OLARAK
Ormanların önemi bildiğimizden daha önemlidir,
Çünkü bir ağaç da insanoğlu gibidir
Yetişmesi zaman alır,
Bir düşünün, bir orman kaç yılda yetişir?
Gelin bir orman yapalım desek bunun maliyetini bırakın kaç yılda yetişir…
Bir ağaç kaç yılda normal bir boyuna ulaşır ki?
Meydana getirmek, yetiştirmek, büyütmek, bakımını yapmak seneler alır.
Ve yok etmek, kesmek ise birkaç dakikalık bir iştir.
*
Pazar günü bizimle olan tüm dostlara selamlar olsun. Ekmeğimizi, dostluğumuzu, sevgimizi paylaştık. Hep birlikte güzel bir hatırayı yine mazinin eteklerine ekledik.
Aşk Yazarı Mustafa Çifci, 28.06.2026



