Aşk Yazarı Mustafa ÇİFCİ

Şeytana uydu beni aldattı!

Aşk Yazarı Mustafa ÇİFCİ

İnsanlık tarihi boyunca gündemden düşmeyen bir konudur aldatmak!

Çünkü henüz kadın-erkek birbirini tam anlamış değildir!

Kadın erkeğin ayrı düşünceleri farklıdır

Ve başkalarının daha çekici geldiği de bir gerçektir.

“Kocam beni aldattı, ben ne yapayım, bana yapılanı ben de ona mı yapayım?”

Böylesi can alıcı soruyu sormuştu, sahnede konuşmama devam ederken...

Kalabalığın bütün gözleri üstüne çevrilmişti ama umurunda değildi...

Hiçbir erkek bunu yapamazdı...

“Karım beni aldattı” diye kimseye diyemez bir erkek...

Üstelik kalabalık bir ortamda çıkıp ta, “Karım beni aldattı ben ne yapayım.” diye sormazdı, soramazdı...

Ama o bir kadındı ve sordu…

Sen gel de cevap ver.

Veremezsin!

“Sorun var mıydı?” dedim.

“Hayır” dedi. “Hiçbir sorunumuz yoktu. Her şey çok güzeldi. Eşimi çok seviyordum.”

“Nasıl öğrendin”, dedim.

“İtiraf etti”, dedi. “Ağır gelmiş söylemek zorunda kalmış.”

Bu itiraf sevgini nasıl etkiledi? diye sordum.

“Kendisini bende bitirdi, nefret ediyorum ondan, her şey çok güzeldi ama şeytana uydu beni aldattı.”

Vicdanın iç yangını da bu olsa gerek…

*

İtiraf gerekmiyordu, kararımı verdim bundan sonra bu fikrimi savunacaktım.

İtiraf gerekmez!

Sakın itiraf etmeyin eşinize, her ne olursa olsun.

Madem bir şeytana uydunuz, iyilik meleğinizle uğraşmayı bırakın şeytanınızla baş başa kalsın...

Çünkü itirafınızla kendi iç dünyanızı rahatlatayım derken asıl büyük yıkıma neden olacaksınız.

“Söyledim, bitti, oh ne yükmüş bu” deyip artık eskisi gibi devam edemezsiniz.

Mutlaka yeni sorunlar çıkacaktır normal giden evlilik hayatınızda

Kadınlık gururu incinecektir eşinizin...

Ne yapsın?

Bırakıp gitsin mi?

Yoksa olayın üstünü örtüp, bir başkasına tercih edilmenin yenilme duygusunu bastırıp hasta mı olsun? İhaneti unutmaya mı çalışsın?

Her yüzüne baktığında itiraf sözlerini beyninde tekrar tekrar mı duysun...

Ne yapsın?

Ne yapabilir ki...

Artık her şey eskisi gibi olabilir mi?

Mümkün değil…

*

Bir eksiklik vardı bir yerlerde…

Erkekler dışarda endamı ya da giyimiyle farklı olan kadınlara imrenerek bakıyorlardı.

Hepimiz bakarız...

Sorun şu, gıpta ile baktığımız kadınlar gibi kendi eşimizi değiştiremeyiz.

Örneğin mini etekli kadınlara hep bakarız ama kendi eşimize mini etek giydirmekte o kadar hoşgörülü değilizdir genelde…

Çıkmaz, aslında önce kendi içimizdedir.

Sorun aslında buradadır.

Bunu aşabilirsek çok şey daha farklı olurdu…

*

Evlilik- boşanma araştırmalarına baktım, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün yaptığı anketler dahil…

İşte bazı örnekleri;

Ayrılıklar en çok ilk 5 yılda gerçekleşiyormuş.

Boşananların yüzde 32.8'i aşk evliliği yapmış.

Kadınlar boşanma nedenleri arasında, “Eşim sorumsuzdu” demişler.

Erkekler ise, “Karım ailesine düşkündü”, demiş…

Boşananların yüzde 36' sı 2-5 yıl evli kalmışlar.

Boşanmanın yüzde 90’ının nedeni 'şiddetli geçimsizlik’ çıkmış.

*

Boşanan kadınların yüzde 36,4' ünün ailesinde başka boşananlar da varmış.

Erkeklerde bu oran yüzde 25,8’ e düşmüş.

Evlenmelerde yüzde 36,7 si, “tanıştırıldık, flört ettik” demişler.

Görücü usulü evlenenlerin sayısı ise yüzde 20,5 çıkmış.

“Neden evlendiniz” sorusuna en çok yanıt “aşıktım” olmuş.

Kız ailelerinin yüzde 49,5' şi damadı onaylamamış…

Erkek ailesinde ise bu yüzde 37,9 olmuş.

Boşanan kadınların yüzde 57,6'sı yeniden evlenmeye soğuk bakarlarken,

Erkeklerin ise yüzde 64’ü yeni evliliğe sıcak bakıyor olduğu ortaya çıkmış.

*

Evlilikte sorun yaşayanların sergilediği yaklaşım, kadınlarda yüzde 30,1' i, “şiddet gördüm” demiş.

Münakaşa ve sesini yükseltme oranı yüzde 24,5, tartışma ise yüzde 15,4 olmuş.

Her dört erkekten biri de 'münakaşa ve sesi yükseltmeyle' karşılaştığını söylemiş.

Eşlerin sağlıksız iletişimleri, boşanmada etkili olduğu ortaya çıkmış.

*

Tamam, yatak odası hayatın olmazsa olmazıdır.

Evliliklerde bu duygunun yetersiz kalması aldatmaların ilk nedenini oluşturabilir.

Ve aşkın içindeki en etkin olanıdır.

Doya doya yaşanması gerekir...

Ama hayatın temeli değildir; açlık ve tokluk gibidir, acıkılır ve doyulur...

Gerçek sevginin ve aşkın asla önüne geçemez.

Asıl olan, hayatın devamını sağlayan güç sevgidir…

Seven aldatmaz...

Buna gerek duymaz…

Yıllarca evine, yuvasına, çocuklarına emek veren bir kadına, bir anneyi aldatmak doğru değildir.

Eşler arasında onarılması güç uçurumlar açar, değerlerin anlamsız hala gelmesine neden olur.

Bu yıkım için buna değmez,

Başka tenlerde farklı kokular aramayın,

En güzel koku eşinizin kokusudur…

Yazarın Diğer Yazıları