<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Son Dakika 37 - Kastamonu Son Dakika - Kastamonu Haberleri</title>
      <link>https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Kastamonu haber portalı Son Dakika 37 ile, son dakika haberlerine, güncel köşe yazarlarına, galeri ve videolara hızlıca ulaşın.</description>
      <category>Newspaper - Biyografi</category>
      <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 20:05:41 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.sondakika37.com/rss/haberler/biyografi/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[İlber Ortaylı kimdir? Hayatı, eğitimi ve eserleri]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/ilber-ortayli-kimdir-hayati-egitimi-ve-eserleri/47143/</link>
            <description><![CDATA[İlber Ortaylı kimdir? Kaç yaşında, nereli? Hayatı ve eserleri...]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/ilber-ortayli-kimdir-hayati-egitimi-ve-eserleri/47143/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 20:46:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;de tarih denince akla gelen en önemli isimlerden biri olan İlber Ortaylı, akademik çalışmaları, güçlü anlatımı ve geniş kültürel birikimiyle tanınan bir tarihçidir.</p><p>Osmanlı tarihi, Türkiye&#39;nin modernleşme süreci, şehir kültürü ve devlet geleneği üzerine yaptığı değerlendirmelerle hem akademi dünyasında hem de toplumun geniş kesimlerinde büyük ilgi görmektedir.</p><p>Kitapları, konferansları, televizyon programları ve yazıları sayesinde tarih bilgisini geniş kitlelere ulaştıran Ortaylı, Türkiye&#39;nin en tanınmış tarihçilerinden biridir.</p><strong>HAYATI VE KÖKENİ</strong><p>21 Mayıs 1947&#39;de Avusturya&#39;nın Bregenz kentinde dünyaya gelen İlber Ortaylı, Kırım Tatarı bir ailenin çocuğudur. Küçük yaşlarda Türkiye&#39;ye gelen Ortaylı, çocukluk ve gençlik yıllarını İstanbul ve Ankara&#39;da geçirdi. Farklı şehirlerde geçen eğitim hayatı, onun dünya görüşünün şekillenmesinde önemli rol oynadı.</p><strong>KAÇ YAŞINDA?</strong><p>1947 doğumlu olan Ortaylı, 2026 yılı itibarıyla 78 yaşındadır. Uzun yıllardır akademik çalışmalarını, yazılarını ve konferanslarını sürdürerek üretkenliğini koruyan isimler arasında gösterilmektedir.</p><strong>EĞİTİM HAYATI</strong><p>Eğitimine İstanbul Avusturya Lisesinde başlayan Ortaylı, daha sonra Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu. Üniversite eğitiminde ise hem siyaset hem de tarih alanında öğrenim gördü.</p><strong>Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi</strong><strong>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi</strong><p>Bu iki kurumda aldığı eğitim, onun akademik temelini oluşturdu. Yurt dışında ise Viyana Üniversitesinde eğitim gördü ve University of Chicago&#39;da yüksek lisans çalışmaları yaptı. Akademik kariyerinde doçentlik ve profesörlük unvanlarını aldı; Türkiye dışında Avrupa ve Amerika&#39;daki üniversitelerde de dersler verdi.</p><strong>AİLE HAYATI</strong><p>1981 yılında Ayşe Özdolay ile evlenen Ortaylı&#39;nın bu evlilikten Tuna adında bir kızı bulunmaktadır. Daha sonra çiftin evliliği sona ermiştir. Ortaylı, özel hayatını genellikle kamuoyundan uzak yaşamayı tercih etmektedir.</p><strong>KAÇ DİL BİLİYOR?</strong><p>Çok dilli bir akademisyen olarak bilinen Ortaylı; Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Rusça başta olmak üzere birçok dile hkimdir. Ayrıca Kırım Tatarcası gibi farklı dilleri de anlayıp kullanabildiği bilinmektedir. Dil bilgisi, farklı arşiv ve kaynaklara doğrudan ulaşmasını sağlayarak tarih çalışmalarında önemli avantaj sağlamıştır.</p><strong>ÖNE ÇIKAN ESERLERİ</strong><p>İlber Ortaylı&#39;nın akademik ve popüler birçok eseri bulunmaktadır. Öne çıkan kitaplarından bazıları şunlardır:</p><strong>İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı</strong><strong>Tanzimat&#39;tan Sonra Mahallî İdareler</strong><strong>Osmanlı İmparatorluğu&#39;nda Alman Nüfuzu</strong><strong>Osmanlı&#39;yı Yeniden Keşfetmek</strong><strong>Osmanlı Sarayında Hayat</strong><strong>Türkiye&#39;nin Yakın Tarihi</strong><strong>Türklerin Tarihi</strong><strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong><strong>Bir Ömür Nasıl Yaşanır?</strong><strong>TÜRK TARİHÇİLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR İSİM</strong><p>Akademik disiplini, çok dilli araştırmaları ve geniş kültürel perspektifiyle İlber Ortaylı, Türkiye&#39;de tarih bilgisinin yaygınlaşmasına büyük katkı sağlamıştır. Hem akademik dünyada hem de geniş okur kitlesi arasında etkisini sürdüren Ortaylı, Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ilber-ortayli-kimdir-hayati-eg_1773510413_jFEbJv.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İlber Ortaylı kimdir? Hayatı, eğitimi ve eserleri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ilber-ortayli-kimdir-hayati-eg_1773510413_jFEbJv.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bahri Tanrıkulu kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/bahri-tanrikulu-kimdir/47127/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Bahri Tanrıkulu kimdir? Nerelidir? Başarıları...]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/bahri-tanrikulu-kimdir/47127/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 18:07:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bahri Tanrıkulu 16 Mart 1980 yılında Ankara&#39;da Abdülgaffar Tanrıkulu ile Gül Tanrıkulu&#39;nun oğlu olarak dünyaya geldi.</p><p>İlkokul, ortaokul ve liseyi Ankara&#39;da tamamladıktan sonra Antalya Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümünden mezun oldu.</p><p>Türkiye Olimpiyat ikincisi ve Dünya şampiyonu Türk milli taekwondocudur. Eski Dünya Taekwondo şampiyonu Tina Morgan ile evlidir.</p><p>Milli taekwondocu Azize Tanrıkulu&#39;nun abisidir. Tunç ve Çağrı adında taekwondocu iki erkek kardeşi vardır.</p><p>2010 yılında Kaan adında bir oğlu olmuştur.</p><p>2024 yılı ekim ayında yapılan Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanlığı seçimlerinde başkan olarak seçilmiştir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bahri-tanrikulu-kimdir_1766329669_mnPBJi.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bahri Tanrıkulu kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bahri-tanrikulu-kimdir_1766329669_mnPBJi.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/yavuz-agiralioglu-kimdir/46505/</link>
            <description><![CDATA[A Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu kimdir? Nerelidir? Siyasi hayatı...]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/yavuz-agiralioglu-kimdir/46505/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Thu, 31 Oct 2024 19:15:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1 Şubat 1972 tarihinde Trabzon Çaykara Eğridere köyünde doğan ve ilk, orta, lise öğrenimini Yozgat Sorgun&#39;da tamamlayan Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur.</p><p>1995-1997 yılları arasında, Niz&acirc;m-ı &Acirc;lem Ocakları Genel Başkanlığı yapmıştır. Bu dönemden sonra aktif olarak siyasi faaliyetlerine devam eden Yavuz Ağıralioğlu, 2002 seçimlerinde Trabzon&#39;dan milletvekili adayı olmuş ve akabinde, Temmuz 2003&#39;te yapılan kurultayda, Büyük Birlik Partisi MKYK üyeliğine seçilerek, kongre sonrası Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştır.</p><p>Ağıralioğlu, Mayıs 2018&#39;de İYİ Parti&#39;ye katılmış, 2018 Türkiye genel seçimlerinde İYİ Parti İstanbul milletvekili seçilmiş, ayrıca Temmuz 2018&#39;den Temmuz 2019&#39;a dek İYİ Parti Meclis Grup Başkanvekilliği görevini de yürütmüştür.</p><p>2019-2020 yıllarında İYİ Parti Sözcüsü ve 2020-2022 yıllarında Türk Dünyası ve Yurtdışı Türkler Başkanı olarak görev yapan Yavuz Ağıralioğlu, 28 Mart 2023&#39;te 5 yıldır üyesi bulunduğu İYİ Parti&#39;den istifa etmiştir. 28 Ekim 2024 tarihinde kurulan Anahtar Parti&#39;nin (A Parti) genel başkanıdır.</p><p>Evli ve 3 çocuk babasıdır.  </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yavuz-agiralioglu-kimdir_1730391310_bKzwsZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yavuz Ağıralioğlu kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yavuz-agiralioglu-kimdir_1730391310_bKzwsZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aşk Yazarı Mustafa Çifci kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/ask-yazari-mustafa-cifci-kimdir/44815/</link>
            <description><![CDATA[Sitemiz köşe yazarı Aşk Yazarı Mustafa Çifci kimdir? Nerelidir? Yayınlanmış eserleri nelerdir?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/ask-yazari-mustafa-cifci-kimdir/44815/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Thu, 09 May 2024 21:10:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk Yazar, Şair, Sosyolog olan <strong>Aşk Yazarı Mustafa Çifci,</strong> Kastamonu-Daday 1966 doğumludur.</p><p>İlkokul öğretmeni babasıdır. İlköğrenimlerini babasının öğretmen olması nedeniye Kastamonu ve Ankara&#39;da tamamlamıştır. Yüksek öğrenimini Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü, İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmetler ve Sosyoloji lisans mezunu olarak tamamlamıştır. Aynı zamanda Psikoloji Uzmanlık, Koçluk Mesleki Eğitmenliği ve NLP Uygulama eğitimleri ile Gedik Üniversitesi Yaşam Koçluğu eğitimini tamamlamıştır.</p><p>Sosyoloji alanında; Türkiye&#39;de kırsal ve kentsel aileyi büyüklük, ekonomik yapı, otorite ilişkileri ve çocuğun konumu bakımlarından karşılaştırılması konusunda araştırmalar yapmıştır.</p><p>Bir süre sınıf öğretmenliği görevinde bulunduktan sonra, bankacılık hayatına başlamış, özel bir bankanın çeşitli bölümlerinde bölüm müdürü olarak görev yapmıştır. Halen özel bir bankada bölüm müdürü olarak çalışmaktadır. Ayrıca banka sendika temsilciliğinde aktif görevlerde bulunmuştur.</p><p>Edebiyat alanına ortaokul yıllarında aile anılarını yazarak başlamıştır. İlk şiiri, &ldquo;1985-Gençlik Yılı&rdquo; adına düzenlenen yarışmada, &ldquo;Azize&rdquo; adlı uzun şiiriyle şeref ödülü almış, şiiri &ldquo;Gençlik Antolojisi&rdquo;nde yayımlanmıştır. &ldquo;Aşkın Adı Sevişmek Değil&rdquo; adlı deneme kitabı (1999) çok satanlar listelerinde yer almıştır. &ldquo;Aşkta Haram Olmaz&rdquo; eseri büyük ilgi görmüş, 4 baskı yapmıştır.</p><p><strong>Uzun yıllar boyunca, 107.0 Radyo Barış, 94.7 Radyo Bakırköy, 94.3 Radyo Ekin ve 89.4 Yaşam Radyo&#39;da edebiyat programları hazırlamış canlı yayınlar sunmuş,</strong> şiir geceleri düzenlemiş, yazıları birçok dergi ve gazetelerde yayımlanmış, birçok sanat etkinliklerine, TV programlarına konuk sanatçı olarak katılmıştır. Türkiye&#39;nin birçok yerlerinde söyleşi ve imza günlerine katılım sağlamıştır. Ulusal ve yerel gazetelerde köşe yazarlığına devam etmektedir.</p><p>Yazdığı kitaplar ve sözlerle aşk edebiyatına önemli katkılar sunmuş, aşkın en seçkin, en çok okunan yazarlarından birisi olmuştur. <strong>T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından &ldquo;Aşk Yazarı Mustafa Çifci&rdquo; marka patenti tescil edilmiştir.</strong></p><p><strong>Kitap Rehberi dergisi yazar hakkında şöyle tanımlama yapmıştır:</strong></p><p>&ldquo;Yazar tüm kitaplarında gündelik yaşamın içinde kimi zaman unutulan, yok sayılan sevgi ve güven duygusuna değinir. İnsanın önce kendisinin sevgiyle bütünleşmesi gerektiğine çok sık vurgu yapar. Sürekli insanın mutluluğundan söz eder. Şiddetin ve insan onurunu zedeleyen her türlü eylemin karşısında olduğunu gösterir. Konularını; düşlerini yitirmiş, özlemlerine kavuşamamış, bir yalnızlığın içinde kendi iç dünyasıyla baş başa kalmış, sevgi özlemi çeken yaşamların yanında, derin ve tutkulu bir sevda arayışı içinde olan insanların hüzünlerinden ve arayışlarından seçer. Yazılarında insanı derinden etkileyen yoğun bir duygusallık, hüzün, karamsarlık ve yalnızlık vardır. Aşkın büyüleyici güzelliğini, aşkı arayanların yolculuğunu anlatan bir yazar, başkalarının acılarını kendi yüreğinden ödeyen bir şairdir. Kırılan sevgilerin, küllenen aşkların içsel yolculuklarını okurken kimi zaman hüzünlenip gözleriniz dolacak, kimi zaman da yaşamın doyumsuzluğunda kendi yaşamınızdan kesitler bulacaksınız. <strong>[Kitap Rehberi, 1999]</strong></p><p><strong>Deneme, Şiir, Öyküleri;</strong></p><p>Gerçek Sanat, Berfin Bahar, İskenderi Yazıları, Maskesiz, Esmer, Ütopya, Damar, Tay, Elçi, Kitap Rehberi, Edebiyat Gündemi, Carpe Diem, Sevgiyle, Shopvizyon, Daday Gazetesi, Yeni Yayınlar Rehberi, Karadenizin Sesi, Önce Vatan, İnsancıl, Cumhuriyet Kitap, Bölgede Tufan, El ele, Yerel Medya Gazetesi, Sanatça Merhaba, 2. Bahar, İsfendiyar Gazetesi, Yeni Yüzyıl Gazetesi, Sanat Yaprağı, Haberde Expres Gazetesi, Prestij Gazetesi, Kas-Der Kültür Sanat Dergisi, Kastamonu Bölge Gazetesi, Daday Gazetesi, extrahaber.com, kadinvekadin.net, İstamonu Gazetesi, Sınırkent Gazetesi, Kırklareli Gazetesi gibi bir çok kültür-sanat dergilerinin, gazetelerin, radyo ve televizyonların edebiyat programlarında yayımlanmıştır.</p><p><strong>Köşe Yazarlığı Yaptığı Gazeteler, Site ve Blogları:</strong></p><p>Bizim Anadolu Gazetesi, (2004-2005-2006),<br />Bölgede Tufan Gazetesi, 2005, kastamonupostasi.com - (2009),<br />everesthaber.com - 2013.<br />blog.radikal.com.tr/mustafa-cifci.<br />blog.milliyet.com.tr/mustafacifci.</p><p><strong>Güncel Olarak Yazdığı Yerler (2024):</strong></p><p>&bull; Hürses Gazetesi, Günlük Ulusal Yayın - (hurses.com.tr) - 1999&#39;dan bu güne kadar devam,<br />&bull; Yaşam Gazetesi - yasamgazetesi.com - 1999&#39;dan bu güne kadar devam,<br />&bull; Silivri Mozaik Gazetesi, silivrimozaikhaber.com<br />&bull; Kastamonu Güncel, sondakika37.com<br />&bull; Yeni Muhalefet, yenimuhalefet.com<br />&bull; Başket Postası Gazetesi, baskentpostasi.com.tr</p><p><strong>Yayınlanmış Eserleri:</strong></p><p>1- Aile Albümü-1, Şiir-1984-1. Cilt<br />2- Aile Albümü-2, Şiir-1984-2. Cilt<br />3- Aile Albümü-3, Şiir-1984-3. Cilt<br />4- Beklenen Gün, Şiir-1996<br />5- Sevgi Yağmuru, Şiir-1997/2. Baskı KDY, 2023<br />6- Aşk Bu İse, Öykü-1. Bskı Kora Yayın 1997/2. Bskı, Ares Kitap, 2008/3. Bskı Ares Kitap 2010<br />7- Bahar Aşkı, Öykü-Kora Yayın 1. Bskı Eylül 1997/2. Bskı Ekim 1997<br />8- Ceylan Gözlü Aydınlık, Öykü-Mart Sanat Evi Yayınları, 1998<br />9- Aşkın Adı Sevişmek Değil, Deneme-Ulusal Yayınlar, 1999<br />10- Ellerini Bana Sakla, Öykü-Ulusal Yayınlar, 2001<br />11- Aşkta Haram Olmaz, Öykü-1. Bskı Mephisto Yay. 2006/2. Bskı, Akis Kitap, 2008/3. Bskı Ares Kitap 2009/4. Bskı Ares Kitap 2010<br />12- Akıp Giden Hayat, Öykü-Mep Kitap Yayınları, 2006<br />13- Aşkım Gözyaşı Oldu, Lirik Metinler-Öykü, Emre Yayınları 2006<br />14- Aşk Olmayan Evlerin Kapılarına Kilit Vurulmalı, Roman-Siyah Beyaz Kitap, 2007<br />15- Adın Hüzün Olmasın, Öykü-Siyah Beyaz Kitap, 2007<br />17- Beni Öyle Sev ki Aşk Eski Bir Tarih Olsun, Öykü-Akis Kitap, 2008/2. Baskı Ares Kitap 2010<br />18- Bir Görüşte &Acirc;şık Olabilirsiniz Ama Asla Dost Olamazsınız, Öykü-Akis Kitap, 2008<br />18- Ne Yağmurlar Biter Ne de Ayrılıklar, Lirik Metiner, Akis Kitap 2009/2. Baskı KDY, 2023<br />19- Aşk Eski Bir Fotoğraftı, Deneme, Anemon Yayınları, 2014<br />20- Kalbime Dokunan Sözler, KDY Yayınları, 2022<br />21- Duygusal Ayrılık, KDY Yayınları, 2023</p><p><strong>Kaynaklar:</strong></p><p>1. Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, 2001 Ankara<br />2. Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, 2002 Ankara<br />3. Biyografya, Ünlüler Ansiklopedisi, 2002<br />4. İstanbul Şiirleri ve Yazıları Antolojisi - İstanbul Büyükşehir Belediyesi - Fethin 550. Yılında 550 Şair-Yazarın İstanbul 1. Edebiyat buluşması - 2004 (1453-2003 arası İstanbul&#39;a yazılan şiirler)<br />5. İstamonu Buluşmaları, <strong>Kastamonu&#39;dan Türkiye&#39;ye Altın Adamlara Plaket,</strong> 2014<br />6. <strong>Cumhuriyetin 100. Yılında İz Bırakan Kalemler</strong> Edebiyat Antolojisi, 2023, adlı eserlerde yer almıştır. (Kitabın son sözünü yazmıştır.)<br />7. <strong>Biyografili Bulmaca</strong> Anı Kitabı, 2022 Sanatçıları</p><p><strong>Ek Bilgiler:</strong></p><p>1. Posta Gazetesi - 09 Haziran 2022 - Posta Bulmaca Eki<br />2. Posta Gazetesi - 29 Ekim 2022 - Posta Bulmaca Eki<br />3. Posta Gazetesi - 26 Nisan 2023 - Bulmaca Eki- (Soru: Çifci Aşk Yazarının adı nedir?)<br />4. Posta Gazetesi - 14 Şubat 2023 - Mustafa Çifci Yazar Şair<br />5. Posta Gazetesi - 17 Nisan 2023 - Bulmaca Eki- &hellip;.Bu İse - Mustafa Çifci Kitabın ismi?<br />6. Posta Gazetesi - 22 Nisan 2023 - Bulmaca Eki Mustafa Çifci Aşk Yazarı kitabın ismi?<br />7. Posta Gazetesi - 26 Nisan 2023 - Posta Bulmaca Eki<br />8. Posta Gazetesi - 30 Ağustos 2023 - Posta Bulmaca Eki (Çifci-Şair-Yazar Adı?)<br />9. 10haber.net/bulmaca - 27 Ocak 2024 - (&hellip;.Cifci - Kalbime Dokunan Sözler adlı kitabın yazarı)<br />10. 10haber.net/bulmaca - 11.03.2024 - (Sevgi Yağmuru ve Duygusal Ayrılık kitapların aşk yazarı ünvanlı yazarı kimdir?)<br />11. Yazar İnci Yılmaz Şimşek - Bir Kutu Geçmiş adlı kitabına arka kapak yazısı, Mart, 2024<br />12. Ödüllü Yazar Betül Fırat- Ay Işığında Hikayeler adlı kitabına arka kapak yazısı, Mart, 2024</p><p><strong>Yer Aldığı Antolojiler:</strong></p><p>1. 1985 - Gençlik Yılı adına düzenlenen <strong>Gençlik Şiir Antolojisi, Dil-Bil Basın</strong><br />2. Şiir Antolojisi, Elçi Yayıncılık 2005<br />3. Öykü ve Yazılarla İstanbul Antolojisi, Fethin 550 yılı hatırası, Elçi Yayıncılık, 2005<br />4. Pera Palas Gönül Güldestesi Antolojisi, 2001<br />5. Şiirsel Düşler Antolojisi, Adımlar Yayınevi, 2011<br />6. <strong>KASYOT</strong> Şiir-Öykü-Deneme Antoloji, 2022</p><p><strong>Diğer Kaynaklar:</strong></p><p>1. İnsancıl Dergisi - Ağustos 1997- Güngör Gencay - Sevgi Yağmur&#39;u üstüne inceleme yazısı&hellip;<br />2. Muğla Devrim Gazetesi - 04.12.1997 / Aşk Bu İse hakkında değerlendirme yazısı<br />3. Demokrasi Gazetesi - Mustafa Çifci kitapları hakkında yazı - 06.04.1997<br />4. Nokta Dergisi 13-19 Nisan 1997 - Sayı 16 İlhan Ayyıldız - Aşk Bu İse ve Sevgi Yağmur&#39;u üstüne tanıtım yazısı<br />5. Milliyet Gazetesi - 21.02.1998 - &ldquo;Bahar Aşkı&rdquo; kitabı üstüne yazılan tanıtım yazısı,<br />6. Prestij Gazetesi - 06.08.1998 Bahar Aşkı üstüne yorum Naz Aslan Argun<br />7. &ldquo;Aşkın Adı Sevişmek Değil&rdquo; adlı deneme kitabı (1999) çok satanlar listelerinde yer aldı.<br />8. [Kaynak: emmedya.sabah.com.tr/extrafunky/extra/kitap.html- 25.11.1999]<br />9. Milliyet Gazetesi - 21.02.1998- Bahar Aşkı - kitabı üstüne yazılan tanıtım yazısı<br />10. Beylikdüzü Tüyapta Çifci&#39;ye yoğun ilgi - Yaşam Gazetesi - 10.11.2008, Yıl 15, Sayı 574<br />11. Yüzyılın son kitap fuarında Aşk Yazarı büyük ilgi gördü. - Yaşam Gazetesi, Kasım, 2009<br />12. Şişli&#39;de Şair Buluşması - Hürriyet Gazetesi İstanbul Eki - 23.11.2000<br />13. Şairlerin Çınar Altı Buluşması - Yaşam Gazetesi - 15.06.2000<br />14. Dünya Şairler Gününde - Şairler İsyanı - Taksim Meydanı - Akşam Gazetesi - 16.04.2001<br />15. Şairler Ata&#39;nın Anıtı&#39;na çelenk koydular. Yaşam Gazetesi - 20.04.2001, Yıl 7, Sayı 212<br />16. Kent Yaşam Gazetesi - Mustafa Çifci ile Aşk üstüne, 29.01.2002 Sayı 234 Aşka Dair<br />17. Güne bakış&#39;a sanatçı desteği, - Güne Bakış Karadeniz Gazetesi - 30.07.2003<br />18. Eram - Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar yararına konser konuk sanatçı, 28.04.2001<br />19. İşten çıkarılan işçilere moral konseri, 02.09.2007, Silivri<br />20. Sıla ile Gurbet buluşuyor, Bahar Şenliği konuk sanatçı, 11.07.2010 -dadaypostasi.com<br />21. Maşadüzü Yaylası büyük bahar şenliği 3. buluşması - 11.07.2010<br />22. Aşk Yazarının yazılarını çalıyorlar, Kastamonu Postası, 29.01.2014<br />23. Aşk Yazarı Daday Şenliğinde, www.kastamonupostasi.com- 10.08.2013</p><p><strong>Verdiği Röportajlar:</strong></p><p>&bull; <strong>M.Yücel Kaya, </strong>Mustafa Çifci ile Söyleşi - Radyo Programı - Özgür FM 95,1 - 28.12.1997<br />&bull; <strong>Aydın Öztürk,</strong> Mustafa Çifci ile Edebiyat Üstüne Söyleşi - Radyo Umut FM 94,3 - 09.01.1998<br />&bull; <strong>Aydın Öztürk,</strong> Mustafa Çifci ile söyleşi - Edebiyat İklimi, Yeni Yayınlar Rehberi - Ekim 1998 Sayı: 17<br />&bull; <strong>M. Yücel Kaya,</strong> Mustafa Çifci ile sevgi ve dostluk üstüne - Kitap Rehberi - Ekim 2000 Sayı: 41 Yıl: 4<br />&bull; <strong>Şeyda Öztürk,</strong> Mustafa Çifci ile &ldquo;Aşkım Gözyaşı Oldu&rdquo; kitabı üstüne söyleşi - Yaşam Gazetesi - 02.04.2007 - Sayı: 490 - Yıl: 13<br />&bull; <strong>Pelin Ertürk,</strong> Mustafa Çifci ile söyleşi- &ldquo;&Acirc;şık mısınız Yoksa Sadece Seviyor musunuz?&rdquo;, kadinvekadin.net / 29.12.2011<br />&bull; <strong>kadinvekadin.net</strong> - Mustafa Çifci ile söyleşi, &ldquo;Aileyi yönetmek şirket yönetmeye benzemez&rdquo; - 25.12.2011 (21.sayfada)<br />&bull; <strong>Kent Yaşam Gazetesi</strong> - Mustafa Çifci ile &ldquo;Aşk ve Kıskançlık&rdquo; üstüne - 06 Ağustos 2012<br />&bull; <strong>Yılmaz Uçar,</strong> Mustafa Çifci ile Yaşam ve Sanat Üzerine Söyleşi, Hürses Gazetesi, 29 Ekim 2012, Yıl: 36, Sayı: 12315<br />&bull; <strong>Yılmaz Uçar,</strong> Mustafa Çifci ile sanatı üstüne söyleşi, Antalya Güncel Sanat Dergisi - Ocak - Şubat 2013 sayısı<br />&bull; <strong>M. Yücel Kaya,</strong> Özgür Radyo&#39;da Mustafa Çifci ile Aşk ve Edebiyat yüklü söyleşi, Özgür FM 95,1/ 20.10.2012<br />&bull; <strong>M. Yücel Kaya,</strong> Özgür FM&#39;de Aşk ve Edebiyat, Hürses Gazetesi - 09.11.2012, Yıl: 36, Sayı: 12326<br />&bull; <strong>Ödüllü Yazar Betül Fırat</strong>&#39;ın Aşk Yazarı Mustafa Çifci ile yaptığı röportaj - 2023 / Ulusal Basın / baskentpostasi.com- Nisan 2023<br />&bull; <strong>Ünlü Şair - Yazar D. Ali Gültekin</strong>&#39;in Aşk Yazarı Mustafa Çifci ile yaptığı yılın röportajı - 05.08.2023 / Ulusal Basın<br />&bull; <strong>Süleyman Çay,</strong> Yaşam Gazetesi, 23.08.2023 (Cahiliye Dönemine Dönüş - Okuma Oranları Hk.)<br />&bull; <strong>Betül Altınsoy,</strong> Gündem Bilecik Gazetesi, 09.11.2023 (Betül Altınsoy&#39;un Aşk Yazarı Mustafa Çifci İle Söyleşisi)<br />&bull; <strong>İnci Yılmaz Şimşek,</strong> İnadına Kıvırcık soruyor, Aşk Yazarı Mustafa Çifci cevaplıyor, Nisan, 2024</p><p>Aşkın büyüleyici güzelliğini, aşkı arayanların yolculuğunu anlatan bir yazar, başkalarının acılarını kendi yüreğinden ödeyen bir şairdir.</p><p>Yazarın sosyal medya hesapları:</p><p><strong>Facebook:</strong> askyazarimustafacifci<br /><strong>İnstagram:</strong> askyazarimustafacifci<br /><strong>X:</strong> mustafacifci</p><p>Basında Aşk Yazarı olarak tanıdığımız Mustafa Çifci, Türk Edebiyatına aşk dalında ölümsüz eserler kazandıran, aşkın en seçkin, en çok okunan yazarlarının başında gelmektedir. Eserlerinde yaşamın doyumsuz güzelliğini yazan, okurlarını kendi iç sesiyle kendi zaman tünelinde yolculuğa çıkaran, sürekli insanın mutluluğundan söz ederek, şiddetin ve insan onurunu zedeleyecek her türlü eylemin karşısında olduğunu gösteren birisidir. <strong>Aşk Yazarı Mustafa Çifci</strong>&reg; ismi 2012 yılında Türk Patent Kurumu tarafından tescil edilmiş bir isimdir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ask-yazari-mustafa-cifci-kimdi_1715279045_zuIc5h.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aşk Yazarı Mustafa Çifci kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ask-yazari-mustafa-cifci-kimdi_1715279045_zuIc5h.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hasan Baltacı kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/hasan-baltaci-kimdir/44789/</link>
            <description><![CDATA[Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı kimdir? Kaç yaşındadır ve nerelidir? Hangi görevlerde bulunmuştur?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/hasan-baltaci-kimdir/44789/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Wed, 08 May 2024 06:46:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hasan Baltacı, 1978 yılında Sinop&#39;un Boyabat ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Kastamonu&#39;da tamamladı. Afyon Kocatepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi&#39;ni bitirdi. Harita Mühendisidir. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Kastamonu İl Temsilciliği görevi ile yurt içi ve yurt dışında birçok projeyi yürüttü.</p><p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu İl Başkanlığı görevinin ardından 27. ve 28. Dönem Cumhuriyet Halk Partisi Kastamonu Milletvekili seçildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu&#39;nda görev aldı.</p><p>Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliği görevinde de bulunan Hasan Baltacı, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde Kastamonu Belediye Başkanı seçildi.</p><p>Orta düzeyde İngilizce bilen Baltacı, evli ve 1 çocuk babasıdır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hasan-baltaci-kimdir_1715139976_EZRP8N.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hasan Baltacı kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hasan-baltaci-kimdir_1715139976_EZRP8N.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kadı Nasrullah Efendi kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/kadi-nasrullah-efendi-kimdir/42690/</link>
            <description><![CDATA[Nasrullah Camisi'nin bânisi Kadı Nasrullah Efendi kimdir? Nerelidir? Hangi tarihlerde yaşamıştır?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/kadi-nasrullah-efendi-kimdir/42690/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Mon, 09 Oct 2023 22:42:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Nasrullah Camisi&#39;nin b&acirc;nisi Kadı Nasrullah Efendi miladi takvimle 1400&#39;lü yılların ikinci yarısı ile 1500&#39;lü yılların ilk yarısında yaşamıştır.</p><p>Candaroğulları Beyliği&#39;nin son dönemlerinde Bozkurt ilçesine bağlı Bayramgazi köyündeki medresede müderrislik görevinde bulunmuş, Sultan II. Bayezid döneminde kadılık görevine atanmıştır.</p><p>Dedesi Süleyman Efendi ve diğer ecdadı merkeze bağlı Dokuzkat (Karabulut) köyünde, babası Şeyh Yakup Efendi ve annesi ise Bayramgazi köyünde medfundur.</p><p>Kastamonu vilayet kadısı iken 912/1506 tarihinde inş&acirc; eylediği bu camiden başka, kıble cihetinde on odalı bir medrese, önünde bir şadırvan ile Dokuzkat köyünde bir mescit ve mektep inş&acirc; ettirmiş; bunların masrafları için de şehir merkezinde bir adet fırın, bir adet çifte hamam, bazı köylerde üç adet değirmen, bir adet bozahane ve cendereler ile önemli miktarda nakit vakfetmiştir.</p><p>Kitapların tamamını medreseye vakfeden Nasrullah Kadı, düzenlemiş olduğu Evahir-i Cemaziyelahir 915/1509 tarihli vakfiyesinde cami ve medresenin görevlileri ile talebelere verilecek olan ücretleri belirlemiş; kendisinin, oğlu Mehmet Çelebi&#39;nin ve ecdadının ruhları için her gün birer cüz Kur&#39;an-ı Kerim okuyacak olan hafızların ücretlerini de aynı vakfiyede sarahaten beyan etmiştir.</p><p>1336/1920 yılında duvarları tamir edilen türbe, 1960 yılında yerinden kaldırılarak caminin kıble tarafına taşınmıştır. 1995 yılında belediye tarafından türbenin asıl yerinde sembolik bir alan ayrılmış, 28.10.2022 tarihinde de Nasrullah Kadı&#39;nın naaşı, halkın talebi ve devlet erk&acirc;nının iradesiyle belediye tarafından Kur&#39;an-ı Kerim tilaveti ve dualarla asıl yerine nakledilmiştir.</p><p>Kastamonu&#39;ya böyle nadir bir eser bırakmış, nefsini ve mal varlığını memleketin ilim ve irfanına vakfetmiş olan Nasrullah Kadı, kıyamete kadar minnetle yad edilmeye ş&acirc;y&acirc;n, &acirc;lim, &acirc;dil ve hayır sahibi bir Türk büyüğüdür.</p><p>Ruhu şad olsun.</p><p>Kaynak: COA, VGM Arşiv Belgeleri ve 1925 Tarihli Şehir Haritası</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kadi-nasrullah-efendi-kimdir_1696880551_qtdY86.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kadı Nasrullah Efendi kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kadi-nasrullah-efendi-kimdir_1696880551_qtdY86.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Vali Meftun Dallı kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/vali-meftun-dalli-kimdir/42265/</link>
            <description><![CDATA[Kastamonu Valisi Meftun Dallı kimdir? Nerelidir? Nerelerde görev yapmıştır?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/vali-meftun-dalli-kimdir/42265/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Thu, 17 Aug 2023 10:42:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1966 yılında, Sinop ili Boyabat ilçesinde doğdu.</p><p><strong>EĞİTİM</strong></p><p>1971-1983 yılları arasında ilk ve orta öğrenimini Boyabat ve İstanbul&#39;da tamamladı.</p><p>Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü 1983-1987 yılları arasında bitirdi.</p><p>1989-1990 yılları arasında İngiltere&#39;de Torquay ve Southampton&#39;da bir yıl yabancı dil eğitimi alan Vali Dallı, Nottingham Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde yüksek lisans yaptı. (1991-1992)</p><p>İsveç&#39;te, ISO 14000 Çevre Yönetimi ve Standartları (2004), Portekiz&#39;de Terörle Mücadele ve AB İnsan Hakları Uygulamaları (2007), Türkiye&#39;de çeşitli zamanlarda kamu yönetimi, güvenlik, insan hakları, sosyal hizmetler, eğitim, sağlık, çevre, halkla ilişkiler, AB fonlarının etkin kullanımı konulu kurs ve programlara katıldı.</p><p><strong>İŞ GEÇMİŞİ</strong></p><p>1986-1988 yılları arasında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile İdari ve Mali İşler Dairesinde memurluk yaptı.</p><p>Trabzon ili Tonya ilçesi Kaymakam Vekilliği (1989),</p><p>Karaman ili Başyayla ilçesi Kaymakamlığı (1991-1993),</p><p>Ağrı ili Diyadin ilçesi Kaymakamlığı (1993-1995),</p><p>Şanlıurfa Vali Yardımcılığı (1995-1998),</p><p>Karaman Vali Yardımcılığı (1998-2003),</p><p>Yozgat ili Sorgun ilçesi Kaymakamlığı (2003-2007),</p><p>Birinci Sınıf Mülki İdare Amiri oldu (2006),</p><p>Ankara ili Çubuk ilçesi Kaymakamlığı (2007-2011),</p><p>Ankara ili Yenimahalle ilçesi Kaymakamlığı (2011-2012),</p><p>Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreter Yardımcılığı (2012-2016),</p><p>İstanbul ili Maltepe ilçesi Kaymakamlığı (2016-2021),</p><p>Kocaeli ili Derince Kaymakamlığı (2021-2023)</p><p>Kastamonu Valiliği (2023-...)</p><p><strong>YABANCI DİL BİLGİSİ</strong></p><p>KPDS: 97</p><p>YDS: 92</p><p>IELTS: 7,5</p><p><strong>ÖDÜLLER</strong></p><p>Yürüttüğü proje ve çalışmalardan dolayı, İçişleri Bakanlığı ve Valilikler tarafından 22 kez takdirname, başarı belgesi ve üstün başarı belgesi ile ödüllendirildi.</p><p>Maltepe ilçesinde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) desteğiyle yürüttüğü &quot;Maltepe İlçesi Suriyeli Kardeşlerinin Yarasını Sarıyor: Okul Çağındaki Suriyeli Çocukların Savaşa Bağlı Travma Sonrası Stres Bozukluklarının Teşhis ve Tedavisi&quot; konulu proje, 2019 yılı İçişleri Bakanlığı En İyi Devlet Projesi Ödülüne layık görüldü.</p><p>Türk İdareciler Derneği ve Türk İdareciler Vakfı üyesi olan Vali Dallı; evlidir, üç çocuğu ve beş torunu vardır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/vali-meftun-dalli-kimdir_1692258163_MOJ5s0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Vali Meftun Dallı kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/vali-meftun-dalli-kimdir_1692258163_MOJ5s0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bülent Ecevit kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/bulent-ecevit-kimdir/40024/</link>
            <description><![CDATA[Bülent Ecevit, 1925'te İstanbul'da doğdu. Babası 1943-1950 yılları arasında Kastamonu Milletvekilliği yapan Prof. Dr. Fahri Ecevit, annesi ressam Nazlı Ecevit'tir.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/bulent-ecevit-kimdir/40024/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 05 Nov 2022 14:33:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk siyasetinde yarım asır geçiren, Kıbrıs Barış Harekatı&#39;ndan bölücü terör örgütü elebaşının yakalanmasına kadar çok sayıda tarihi olayın baş aktörü olan, 5 Kasım 2006&#39;da yaşama veda eden eski Başbakan Bülent Ecevit, vefatının yıl dönümünde anılıyor.</p><p>Eski Başbakan Bülent Ecevit, 1954&#39;te CHP&#39;nin Çankaya Ocağı&#39;na kaydolarak başladığı siyaset hayatında yarım asır geçirdi.</p><p>Siyasi yaşamında beş kez başbakanlık görevinde bulunan Bülent Ecevit, 1925&#39;te İstanbul&#39;da doğdu. Babası 1943-1950 yılları arasında Kastamonu Milletvekilliği yapan Prof. Dr. Fahri Ecevit, annesi ressam Nazlı Ecevit olan Bülent Ecevit, Robert Kolejinden arkadaşı olan Rahşan Aral ile 1946&#39;da evlendi.</p><p>Ankara&#39;da 1944&#39;te Basın-Yayın Genel Müdürlüğüne İngilizce çevirmeni olarak giren Ecevit, 1946&#39;dan 1950&#39;ye kadar Londra&#39;da Türk Basın Ataşeliğinde görev yaptı.</p><p>1950 ile 1960 arasında Ulus gazetesinde, Ulus&#39;un kapatıldığı yıllarda ise Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerinde yazar ve yazı işleri müdürü olarak çalışan Ecevit, 1954 sonu ile 1955 başlarında ABD Kuzey Carolina&#39;da yayınlanan Winston-Salem gazetesinde konuk gazeteci olarak görev yaptı.</p><p>1965&#39;te Milliyet gazetesinde günlük yazılar yazmaya başlayan Bülent Ecevit, 1972&#39;de aylık Özgür İnsan, 1981&#39;de haftalık Arayış, 1988&#39;de aylık Güvercin dergilerini çıkarttı.</p><p><strong>Siyasete Çankaya Ocağı&#39;na kaydolarak adım attı</strong></p><p>Ulus gazetesinde politikaya ilgi duymaya başlayan Bülent Ecevit&#39;in siyasete adım atması ise 1954&#39;te oldu. Ecevit, o yıl CHP&#39;nin Çankaya Ocağı&#39;na kaydolarak yarım asır sürecek siyasi yaşamına ilk adımı attı.</p><p>Ecevit, 1957-1980 arasında önce Ankara, sonra Zonguldak&#39;tan CHP milletvekili oldu. Ecevit, 1960-1961&#39;de Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1961-1965 arasında İsmet İnönü tarafından kurulan hükümetlerde Çalışma Bakanı görevinde bulunan Ecevit, bu dönemde toplu sözleşme ve grev haklarının yasalaşması, sendikal özgürlüğün sağlanması ve sosyal güvenlik konularında önemli kararlara imza attı.</p><p>CHP&#39;nin en üst organı olan Parti Meclisine 1959&#39;da giren Ecevit, 1966&#39;da CHP&#39;de başlayan &quot;Demokratik Sol Hareket&quot;le birlikte Genel Sekreterliğe seçildi. 1971&#39;de ise partisinin askeri yönetimce oluşturulan hükümete katkıda bulunmasına karşı çıkarak bu görevinden ayrıldı. Ecevit, istifa ettikten sonraki dönemde CHP&#39;nin &quot;değişmez&quot; genel başkanı gibi görülen İsmet İnönü&#39;ye karşı çalışma yürüttü.</p><p><strong>CHP&#39;nin 5. Olağanüstü Kurultayı sonrası Genel Başkan seçildi</strong></p><p>CHP&#39;nin 1972&#39;de yapılan 5. Olağanüstü Kurultayı&#39;nda Parti Meclisi, İnönü&#39;ye rağmen Ecevit&#39;in yanında yer aldı. Bunun üzerine İsmet İnönü, 33 yıldır yürüttüğü CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa etti. Ecevit, 14 Mayıs 1972&#39;de toplanan &quot;Genel Başkanlık Seçimi Özel Kurultayı&quot;nda CHP&#39;nin yeni Genel Başkanı oldu.</p><p>1973 seçimlerinde en çok oyu aldığı halde hükümet kuramayan Ecevit, 1974 yılının çok tartışılan CHP-MSP koalisyonunun başbakanı oldu.</p><p><strong>Karaoğlan olarak anıldı</strong></p><p>Ecevit, CHP&#39;nin 1973&#39;teki seçim kampanyası sırasında Kars&#39;ın Susuz ilçesinde çiftçilik yapan Şahzade Şahin&#39;in evine misafir oldu. Şahin&#39;in burada Ecevit&#39;e söylediği &quot;Bizi bu dar günlerden kurtar Karaoğlan&quot; sözü ertesi gün gazetelere yansıdı ve bu tarihten sonra Ecevit, partililerce &quot;Karaoğlan&quot; olarak anılmaya başlandı.</p><p>CHP Genel Sekreteri iken, &quot;sosyal demokrasi&quot; kavramı yerine &quot;demokratik sol&quot; kavramını kullanmaya başlayan Ecevit, 1974&#39;te toplanan 22. CHP Kurultayı&#39;nda &quot;Cumhuriyet Halk Partisi demokratik sol bir partidir&quot; ifadesini parti tüzüğüne koydurdu.</p><p><strong>&quot;Ayşe tatile çıksın&quot;</strong></p><p>Bülent Ecevit&#39;in başbakanlığını yaptığı hükümet, 20 Temmuz 1974&#39;te &quot;Ayşe tatile çıksın&quot; parolasıyla Kıbrıs Barış Harekatı&#39;nı gerçekleştirerek Ada&#39;ya barış getirdi.</p><p>Ecevit başbakanlığındaki hükümet, harekat sonrası Türkiye&#39;ye karşı uygulanan ambargolara karşı direnişiyle de akıllarda yer etti. CHP-MSP hükümeti haşhaş ekimi yasağını, yasa dışı kullanımı önleyici tedbirler alarak kaldı&shy;rdı. Bu dönemde Türkiye&#39;nin Ege&#39;deki hakları gündeme getirildi.</p><p>Bülent Ecevit, 1977&#39;de bir azınlık hükümeti kurdu fakat güvenoyu alamadı.</p><p>Partisinin TBMM&#39;de çoğunluğu bulunmamasına rağmen 1978&#39;de bazı bağımsız üyelerin ve küçük partilerin katkısıyla hükümet kuran Ecevit&#39;in başbakanlığı 21 ay sürdü.</p><p><strong>Hakkında 130 dava açıldı</strong></p><p>Bülent Ecevit, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, askeri yönetime kar&shy;şı çıkışları nedeniyle üç kez hapse mahkum edildi.</p><p>Siyasal haklarından yoksun bırakıldığı yıllar boyunca da siyasi çalışmalarını sürdürdüğü için hakkında 130 dava açıldı.</p><p>Bülent Ecevit&#39;in siyasal haklarından yoksun bırakıldığı dönemde eşi Rahşan Ecevit&#39;in kuruculuğunu yaptığı Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu. 1987&#39;deki halk oylamasıyla siyasi yasağı kaldırılan Bülent Ecevit, DSP Genel Başkanlığına seçildi. Kısa bir süre sonra yapılan genel seçimlerde partisi iyi sonuç alamayınca Ecevit bu görevden ayrıldı.</p><p>Ecevit, 1989 yılında yapılan olağanüstü kurultayda yeniden DSP Genel Başkanı seçildi ve 1991 seçimlerinde Zonguldak&#39;tan milletvekili oldu.</p><p>Bu seçimler sonucunda Süleyman Demirel liderliğindeki Doğru Yol Partisi ve Erdal İnönü&#39;nün lideri olduğu Sosyal Demokrat Halkçı Parti koalisyon hükümeti kurdu. Bu hükümet, Adalet Partisi (AP) ve CHP&#39;yi siyaset sahnesine tekrar soktu. AP kendisini feshettiyse de CHP, Deniz Baykal&#39;ın girişimleriyle yoluna devam etti. CHP ve DSP&#39;yi birleştirme girişimleri, Ecevit&#39;in Baykal&#39;dan farklı siyasi tarzı nedeniyle başarıya ulaşmadı.</p><p>DSP, 1994 seçimlerinden sonra solun en büyük partisi konumuna geldi. Ecevit, DTP ve ANAP ile kurulan hükümette başbakan yardımcısı, daha sonraki DSP-DYP-ANAP azınlık hükümetinde de başbakan oldu.</p><p>Ecevit&#39;in, 11 Ocak 1999-28 Mayıs 1999 tarihleri arasında başbakanlık yaptığı 56. hükümet döneminde terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan Kenya&#39;da yakalanarak Türkiye&#39;ye getirildi.</p><p>Bülent Ecevit, 1999 seçimleri sonrasında DSP&#39;nin MHP ve ANAP ile koalisyonu sonucu kurulan 57. hükümetin Başbakanlığını yürüttü. Partisi 2002&#39;deki erken seçimlerde barajı aşamayan Bülent Ecevit, 2004 yılında yapılan DSP 6. Olağan Kurultayı ile aktif siyaseti bıraktı.</p><p>Ecevit, 18 Mayıs 2006&#39;da geçirdiği beyin kanamasının ardından tedavi altına alındı. Yaklaşık 6 ay boyunca tedavi gördü, yoğun bakımda kaldı. Bülent Ecevit, 5 Kasım 2006&#39;da 81 yaşında solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.</p><p>Ecevit&#39;in cenazesi, 11 Kasım 2006&#39;da Devlet Mezarlığı&#39;na defnedildi.</p><p><strong>&quot;El ele büyüttük sevgiyi&quot;</strong></p><p>Siyasi kimliğinin yanı sıra şair ve yazar kimliği ile de tanınan Ecevit, şiir ve siyaset üzerine çok sayıda kitap yazdı.</p><p>Ecevit&#39;in, büyük bir kısmını Rahşan Ecevit&#39;e yazdığı bilinen şiirlerinden oluşan &quot;El ele büyüttük sevgiyi&quot; hafızalarda en çok yer eden eseri oldu.</p><p>17 Ocak 2020&#39;de 97 yaşında hayatını kaybeden Rahşan Ecevit, vasiyeti üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın gerekli izni onaylamasının ardından Devlet Mezarlığı&#39;nda hayat arkadaşı Bülent Ecevit&#39;in yanında defnedildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bulent-ecevit-kimdir_1667647984_18O6fm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bülent Ecevit kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bulent-ecevit-kimdir_1667647984_18O6fm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Rahmi Galip Vidinlioğlu kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/rahmi-galip-vidinlioglu-kimdir/36024/</link>
            <description><![CDATA[Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu kimdir?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/rahmi-galip-vidinlioglu-kimdir/36024/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 09 Oct 2021 19:50:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>8 Mart 1967 tarihinde Kastamonu&#39;nun Taşköprü ilçesinde doğdu. İlk, orta, lise eğitimini Taşköprü&#39;de tamamladıktan sonra 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazandı ve 1991 yılında yükseköğrenimini burada tamamladı.</p><p>Galip Vidinlioğlu ülkücü hareketle 12 Eylül darbesi döneminde tanıştı. 1989-1991 yıllarında okul başkanlığı, yine aynı dönemde Atatürk öğrenci sitesinde yurt başkanlığı yaptı.</p><p>1991 yılında Tıp Fakültesi&#39;nden mezun oldu ve bir buçuk yıla yakın bir süre Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi&#39;nde acil hekimi olarak çalıştı.</p><p>1994-1997 yılları arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nin Göz Kliniği&#39;nde çalışan Vidinlioğlu, o dönemde de bürokraside ve ocak yönetiminde olan arkadaşlarıyla irtibatını koparmayarak, ülkücü harekete destek vermeye devam etti.</p><p>Memlekete hizmet sevdası ağır basan Vidinlioğlu, Kastamonu Devlet Hastanesi Göz Kliniği&#39;ne tayinini isteyerek, burada göreve başladı. Yaklaşık 9 yıl Devlet Hastanesi&#39;nde Göz Hastalıkları Uzmanı olarak çalıştı. Başhekim muavini iken kendi kliniğini açmak ve memleketinin insanı için istihdam yaratmak amacıyla görevinden ayrıldı ve Batı Karadeniz bölgesinin tek göz merkezi olan kliniğini açtı. Kastamonu&#39;ya gelişinden itibaren 21 yıla yakın ocak teşkilatında, parti il merkezinde ve ilçe merkezinde aktif olarak, bütün kongrelere katıldı ve parti bünyesinde yapılan faaliyetlere maddi ve manevi destek oldu.</p><p>Tabip odasında yöneticilik ve yönetim kurulu üyeliği gibi görevlerde bulunan Vidinlioğlu ayrıca; Türk Ocağı&#39;nın üst kurul delegesi ve. Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Vakfı yönetim kurulu üyesidir.</p><p>Felsefe, sosyoloji ve edebiyatla yakından ilgilenen Vidinlioğlu, evli ve 2 çocuk babasıdır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/rahmi-galip-vidinlioglu-kimdir_1633799849_Y12JwC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Rahmi Galip Vidinlioğlu kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/rahmi-galip-vidinlioglu-kimdir_1633799849_Y12JwC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Halime Çavuş kimdir?]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/halime-cavus-kimdir/33114/</link>
            <description><![CDATA[Halime Çavuş, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında milis güçlerin arasına erkek kılığında katılan bir Türk kadınıdır.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/halime-cavus-kimdir/33114/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 20 Feb 2021 16:31:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1898 yılında Kastamonu&#39;ya bağlı Duruçay köyünde doğdu. Babası ve annesi istememesine rağmen Türk Kurtuluş Savaşı&#39;na (1919-1923) katılmak istedi. Saçlarını kazıttı, sakal tıraşı oldu ve erkek kılığında milis güçlere katıldı. Arkadaşları arasında uzun süre Halim olarak tanındı. Ordunun lojistiğinde görev aldı. İnebolu Limanı&#39;ndan Ankara ve Sakarya&#39;ya öküz arabaları üzerinde silah ve mühimmat taşıdı.</p><p>Bir gün İnebolu&#39;dan cepheye mühimmat taşırken kar yağışlı ve soğuk havada montunu cephanenin üzerine örttü. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki heyete denk geldi ancak onu tanıyamadı. Mustafa Kemal Paşa, cepheye taşıdığı mermileri kendi hayatından daha çok önemseyen bu askeri görünce çok etkilendi ve ona 'Neden üzerindeki montu mermilerin üstüne örttün, üşümüyor musun?' sorusunu yöneltti. Halime, 'Benim üşümem hiç önemli değil. Bu cephane yüzlerce, belki de binlerce askerimizi koruyacak' dedi. Kimi kaynaklara göreyse 'Bey, yüz bin kişi kurtulacak. Ben öleceğim de ne olacak?' sözlerini sarf etti. Mustafa Kemal Paşa, kafa kğıdını -yani kimliğini- istediği Halime&#39;nin kadın olduğunu görünce kendisine 'Sen kız mısın?' diye sordu ve 'Evet' cevabını aldı. Paşa, yaverine Halime Çavuş&#39;la ilgili tüm bilgileri not aldırarak Ankara&#39;ya döndü.</p><p>Halime Çavuş, 9 Haziran 1921&#39;de Yunan savaş gemileri Georgios Averof ve Kılkış, İnebolu&#39;yu bombaladığı sırada ayağına gelen şarapnel parçası nedeniyle ayağından ağır yaralanarak ordudan ayrıldı. Savaşın sonunda Mustafa Kemal Paşa ve eşi Latife ile görüşmesi için Ankara&#39;ya davet edildi. Çankaya Köşkü&#39;nde on beş gün ağırlandı. Bu sırada çavuş rütbesine yükseltildi ve İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Paşa&#39;nın 'Seni yollamıyorum, bizim kızımız ol' sözlerine, 'Annem ve babam beni bekler' yanıtını verdi. Paşa tarafından çeşitli hediyelerle birlikte evine yollandı ve kendisine aylık bağlandı.</p><p>1934&#39;te Soyadı Kanunu&#39;nun yürürlüğe girmesinden sonra Kocabıyık soyadını aldı. Kardeşi Hasan&#39;ın oğlu Sadık&#39;ı evlat edindi. Kastamonu&#39;nun Duruçay köyünde 20 Şubat 1976 günü yaşamını yitirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/halime-cavus-kimdir_1676977466_2VMzAg.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Halime Çavuş kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/halime-cavus-kimdir_1676977466_2VMzAg.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Avni Çakır]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/avni-cakir/32084/</link>
            <description><![CDATA[Kastamonu Valisi Avni Çakır kimdir? Nerelidir? Nerelerde görev yapmıştır?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/avni-cakir/32084/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 13 Dec 2020 20:35:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1968 yılında Aksaray&#39;da doğdu. İlk Orta ve Lise tahsilini Aksaray&#39;da tamamladı. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. 1990 yılında Tekirdağ Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği mesleğine başladı. Sırası ile Manisa/Selendi ve Bolu/Kıbrısçık ilçesinde Kaymakam Vekilliği, Sivas/Akıncılar, Kars/Akyaka ve Yozgat/Çayıralan ilçelerinde Kaymakamlık görevinde bulundu.</p><p>2002 yılında Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığında Mülkiye Müfettişi olarak göreve başladı. 2003 yılında Mülkiye Başmüfettişi oldu.</p><p>1992 yılında Kaymakam Adayı iken yabancı dil ve mesleki eğitim amacıyla 8 ay süreli İngiltere&#39;de bulundu. 2010 yılında Mülkiye Başmüfettişi iken İçişleri Bakanlığınca 6 ay süre ile gönderildiği ABD&#39;de Northern Illinois University&#39;de Kamu Yönetimi ve Liderlik konusunda eğitim aldı. Gerek Kaymakamlık gerekse Mülkiye Müfettişliği görevleri sırasında değişik konularda 20&#39;den fazla hizmet içi eğitim çalışmasına katıldı.</p><p>2017 yılı Haziran ayında atandığı 1. Hukuk Müşavirliği görevini 09.01.2019 tarihine kadar yürüttü. 10/01/2019 tarihli ve 30651 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 27 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararname&#39;sinin 48. maddesi ile Bakanlık Hukuk Müşavirliğinin Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne dönüştürülmesi üzerine 16.06.2020 tarihine kadar da vekaleten Genel Müdürlük görevini ifa etti. 09.06.2020 tarih ve 2020/274 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atandığı Kastamonu Valiliği görevine 17.06.2020 tarihinde başladı.</p><p>Vali Avni Çakır evli ve 2 çocuk babası olup iyi derecede İngilizce bilmektedir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/avni-cakir_1607881682_Wib7kp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Avni Çakır ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/avni-cakir_1607881682_Wib7kp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yaşar Karadeniz]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/yasar-karadeniz/36/</link>
            <description><![CDATA[Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz kimdir? Aslen nerelidir? Yaptığı görevler.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/yasar-karadeniz/36/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Mon, 23 Oct 2017 18:23:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1965 yılında Samsun&#39;da dünyaya gelen Yaşar Karadeniz, ilk, orta ve lise öğrenimini Samsun&#39;da tamamladı. 1983 yılında Samsun Teknik Lisesi Makine Bölümü&#39;nü bitirdi. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümüne girerek 1987 yılında mezun oldu. 1988 yılında Amasya Valiliği&#39;ne kaymakam adayı olarak atandı. 1987 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından lisan öğrenimi ve mesleki incelemeler yapmak üzere bir yıl süreyle İngiltere&#39;ye gönderildi. Ardından kaymakam vekilliği stajını Erzincan ili Tercan ilçesinde yaptı. 1991 yılında Kaymakamlık kursunu bitirdikten sonra Yozgat&#39;ın yeni ilçesi Yenifakılı&#39;ya kaymakam olarak atandı.</p><p>Bu görevinin ardından Taşkent, Çukurca, Aybastı, Yeşilli, Beşikdüzü ve Eceabat&#39;ta da kaymakamlık görevinde bulundu. 3 Eylül 2014 tarihindeki kararname ile Gaziosmanpaşa kaymakamı olarak atandı.</p><p>20 Ocak 2017 tarihinde Kastamonu Valisi Mesut Yıldırım&#39;ın emeklilik kararı alması sonrasında boşalan valilik makamına 2 Mart 2017 tarihinde geçici görev ile atanarak ilk Valilik görevini üstlendi. 10 Haziran 2020 tarihinde Manisa valiliğine atandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yasar-karadeniz_1607880735_OzTR69.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yaşar Karadeniz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yasar-karadeniz_1607880735_OzTR69.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Binali Yıldırım]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/binali-yildirim/35/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti'nin son Başbakanı Binali Yıldırım kimdir? Siyasi hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/binali-yildirim/35/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Wed, 01 Jun 2016 23:09:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Binali Yıldırım, Erzincan&#39;ın Refahiye ilçesinde 1955 yılında doğdu. Babasının adı Dursun, annesinin adı Bahar&#39;dır. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesinden mezun olan Yıldırım, aynı bölümde yüksek lisans yaptı. İTÜ Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesinde asistan ve araştırma görevlisi olarak çalıştı. 1978-1993 yılları arasında Türkiye Gemi Sanayi Genel Müdürlüğü ve Camialtı Tersanesinde çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı. 1990 - 1991 yılları arasında Dünya Denizcilik Üniversitesinde (WMU) Denizde Can ve Mal Güvenliği Yönetimi konusunda ihtisas eğitimi aldı. 1994 - 1999 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmelerinde (İDO) Genel Müdürlük görevi yaptı.</p><p><strong>BİNALİ YILDIRIM&#39;IN SİYASİ HAYATI</strong></p><p>Binali Yıldırım, AK Parti&#39;nin kurucuları arasında yer aldı. Yıldırım, 22. Dönemde İstanbul, 23. Dönemde Erzincan, 24 ve 26. Dönemlerde İzmir Milletvekili seçildi. 58, 59, 60, 61 ve 64. Hükümetlerde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olarak görev aldı. 22 Mayıs 2016&#39;da yapılan olağanüstü kongrede AK Parti Genel Başkanı seçildi.</p><p>Yıldırım, 65. Hükümette Başbakanlık görevini üstlendi. 09 Temmuz 2018 tarihinde parlamenter sistemin son Başbakanı olarak görevini tamamladı.</p><p>24 Haziran 2018 Genel Seçimleri sonrasında hayata geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk TBMM Başkanı seçildi. 13 Temmuz 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Binali Yıldırım&#39;a Devlet Şeref Madalyası tevdi edildi.</p><p>Binali Yıldırım, 31 Mart 2019 seçimlerinde AK Parti&#39;nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde AK Parti&#39;nin olağanüstü itirazını oy çokluğuyla kabul ederek seçimin tekrar edilmesine karar verdi. 23 Haziran 2019 günü tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde AK Parti&#39;nin yeniden adayı gösterildi. Binali Yıldırım, CHP Adayı Ekrem İmamoğlu&#39;na karşı seçimi kaybetti.</p><p>İngilizce ve Fransızca bilen Binali Yıldırım, evli, 3 çocuk babası ve 6 torun sahibidir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/binali-yildirim_1607879873_x4owzJ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Binali Yıldırım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/binali-yildirim_1607879873_x4owzJ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hüsnü Açıksöz]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/husnu-aciksoz/34/</link>
            <description><![CDATA[Hüsnü Açıksöz Kimdir? Hayatı ve ölümü.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/husnu-aciksoz/34/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 02 Jan 2016 11:22:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kastamonu&#39;da yayımlanan ve Milli Mücadele&#39;yi destekleyen ilk yerel yayın organlarından olan Açıksöz gazetesinin kurucusudur.</p><p>1897&#39;de Kırcaali&#39;de doğan Açıksöz Kastamonu Sultanisi&#39;ni bitirdiği yıl, Ahmet Hamdi (Çelen) ve Tahir (Karaoğuz) ile Açıksöz gazetesini kurdu. 15 Haziran 1919&#39;da yayın hayatına giren Açıksöz, Milli Mücadele&#39;nin henüz başlamadığı bir dönemde halkı, vatanın çıkarları için birlik olmaya çağırıyordu. Kurtuluş Savaşı&#39;nın propagandasını yapmak üzere 1920&#39;lerde parasız dağıtılan gazetenin yazı kadrosunda Mehmet Behçet (Yazar), İ. Hakkı (Uzunçarşılı), İsmail Habib (Sevük) gibi isimler bulunuyordu.</p><p>Açıksöz 1928&#39;de yeni harflerle yayımlanmaya başladı ve yayımlandığı sürece tarih, edebiyat ve inceleme yazılarıyla önemini korudu.</p><p>14 Aralık 1931&#39;de kapanan gazete 1937&#39;de Doğrusöz adıyla yeniden yayın hayatına girdi ve 1972&#39;ye değin yayımını sürdürdü.</p><p>1930&#39;da Serbest Fırka&#39;nın il örgütünü kuranlar arasında yer alan Hüsnü Açıksöz 1939&#39;da CHP listesinden milletvekili seçildi; Bu görevini ölümüne değin sürdürdü. 1933&#39;de yayımlanan 'İstiklal Harbinde Kastamonu' adlı anı kitabı bir belge niteliği taşır. 'Başefendi' ve 'Kim Kimi Yola Getirdi' adlı iki de oyunu vardır.</p><p>Milletvekili Hüsnü Açıksöz 27 Ağustos 1939&#39;da İstanbul&#39;da vefat etmiştir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/husnu-aciksoz_1607878462_4A8OjZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hüsnü Açıksöz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/husnu-aciksoz_1607878462_4A8OjZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Süleyman Demirel]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/suleyman-demirel/33/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti'nin eski Başbakanı ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel kimdir?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/suleyman-demirel/33/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2015 21:30:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Süleyman Demirel, 1 Kasım 1924 tarihinde Isparta&#39;nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy&#39;de doğdu. İlköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta ve Afyon&#39;da bitirdi. Şubat 1949&#39;da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi&#39;nden mezun oldu. Aynı yıl Elektrik İşleri Etüd İdaresi&#39;nde göreve başladı. Önce 1949-1950, daha sonra 1954-1955 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri&#39;nde barajlar, sulama ve elektrifikasyon konularında ihtisas yaptı.</p><p>1954 yılında Barajlar Dairesi Başkanı, 1955 yılında da Devlet Su İşleri Genel Müdürü oldu. 1962-1964 yılları arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalıştı. Aynı yıllarda Orta Doğu Teknik Üniversitesi&#39;nde su mühendisliği konusunda dersler verdi.</p><p>Siyasî yaşamına, 1962 yılında, Adalet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği ile başladı. 28 Kasım 1964 tarihinde bu partiye genel başkan seçilmesinin ardından, kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965 tarihleri arasında görev yapan koalisyon hükûmetinde Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.</p><p>10 Ekim 1965&#39;de yapılan genel seçimlerde başında bulunduğu AP, yüzde 53 oy alarak tek başına iktidar oldu. Bu seçimlerde Isparta Milletvekili olarak parlamento&#39;ya girdi ve Türkiye&#39;nin 12. Başbakanı olarak hükûmeti kurdu. Bu hükûmet 4 yıl sürdü. 10 Ekim 1969 tarihindeki genel seçimlerde de Adalet Partisi yine tek başına iktidar oldu. Böylece, 31. T.C. Hükûmeti&#39;ni kurdu. Daha sonra, parti içi bir kriz dolayısı ile, 32. T.C. Hükûmeti&#39;ni kurmak durumunda kaldı. 12 Mart 1971 muhtırası üzerine, başbakanlık görevini bıraktı. 1971 ile 1980 arasında, 1975, 1977 ve 1979&#39;da 3 defa daha hükûmet kurdu.</p><p>12 Eylül 1980 müdahalesi üzerine görevi bıraktı ve 7 sene yasaklı olarak siyaset dışı kaldı. 6 Eylül 1987&#39;de yapılan halk oylaması ile yasaklar kaldırıldı ve 24 Eylül 1987 tarihinde, Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı&#39;na seçildi. 29 Kasım 1987&#39;de yapılan genel seçimlerde Isparta Milletvekili olarak tekrar TBMM&#39;ye girdi. 20 Ekim 1991 tarihinde yapılan genel seçimler sonrasında, DYP ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti&#39;nin biraraya gelerek kurduğu 49. T.C. Hükûmeti&#39;nde Başbakan olarak görev aldı.</p><p>30 yaşında genel müdür, 40 yaşında önce parti genel başkanı, sonra başbakan olmuş; 12 seneye yaklaşan başbakanlık görevinde, Türkiye&#39;nin kalkınması ve gelişmesine büyük hizmetlerde bulunmuştur. Türkiye&#39;nin en genç genel müdürü, en genç başbakanı ve İsmet İnönü&#39;den sonra en uzun başbakanlık yapmış kişisidir. 6 dönem Isparta Milletvekilliği yapmış, 7 sene yasaklı kalmış, 6 defa hükûmetten gitmiş, 7 defa hükûmet kurmuştur.</p><p>16 Mayıs 1993 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye&#39;nin 9. Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Demirel bu görevi 16 Mayıs 2000 tarihine kadar sürdürdü. 16 Mayıs 2000 tarihinde, görevini Ahmet Necdet Sezer&#39;e devretti.</p><p>1948&#39;de babası Hacı Yayha Demirel&#39;in yeğeninin kızı Nazmiye (Şener) Demirel&#39;le evlendi. Çocukları yoktur. Eşi Nazmiye Demirel, Alzheimer hastalığı nedeniyle 27 Mayıs 2013&#39;te yaşamını yitirdi.</p><p>9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel&#39;in 17 Haziran 2015 tarihinde saat 02.05&#39;te solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi&#39;nde 91 yaşında hayatını kaybetti.</p><p>Kaynak: Biyografi.info</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/suleyman-demirel_1607877252_p4yJZO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Süleyman Demirel ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/suleyman-demirel_1607877252_p4yJZO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Müzeyyen Senar]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/muzeyyen-senar/32/</link>
            <description><![CDATA[Devlet Sanatçısı Müzeyyen Senar kimdir? Müzeyyen Senar'ın hayatı. Müzeyyen Senar ve Atatürk.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/muzeyyen-senar/32/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2015 15:01:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhuriyet Divası olarak anılan Türk Sanat Müziği (TSM) sanatçısı Müzeyyen Senar, 16 Temmuz 1918 tarihinde Bursa&#39;ya bağlı Keles ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğu Osmanlı&#39;nın son, Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin ilk yıllarına denk gelen sanatçı, geçim sıkıntılarından ötürü ailesiyle beraber İstanbul&#39;a göç etti.</p><p>O döneme ait ağır musikileri henüz 6 yaşında olmasına rağmen eksiksiz söyleyen Müzeyyen Senar, doğuştan gelen saf bir yeteneğe sahipti. Kısa bir süre kekemelik sorunuyla boğuşmasına rağmen eğitim aldığı üstadları sayesinde bunu aştı. 12 yaşındayken babasıyla yaşadığı evi terk ederek Üsküdar&#39;daki annesinin yanına taşınan Senar, 13 yaşında Üsküdar Musiki Cemiyeti&#39;ne kaydoldu.</p><p><strong>Cemiyete girişi</strong></p><p>Emin Ongan ve Necati Tokyay&#39;dan makam, nota ve usul dersleri aldı. 14 yaşına geldiğinde Hayriye Örs ve Kemal Niyazi Bey gibi isimlerden de ders aldı ve cemiyetin içine girmeye başladı. Yeteneğiyle dikkat çeken genç Senar, Selahattin Pınar, Yesari Asım Arsoy, Osman Nihat Akın ve Lemi Atlı gibi isimlerle tanışarak İstanbul Radyosu&#39;na girdi. Böylece profesyonel müzik kariyer başladı.</p><p>Radyodaki programları sayesinde sesiyle hem dinleyicilerin hem de gazinocuların dikkatini çeken Müzeyyen Senar, o yılların en ünlü gazinocularından İbrahim Dervişzade tarafından yıldızlar programına alındı. Fasıl ekibiyle değil; solo olarak sahneye çıkma şartı koşan Senar, solistlik kavramının da öncüsü oldu.</p><p><strong>Müzeyyen Senar ve Atatürk</strong></p><p>Radyo yıllarında Atatürk&#39;ün de dikkatini çeken Müzeyyen Senar birçok kez Mustafa Kemal Atatürk&#39;ün huzurunda sahne aldı ve davetlerine katıldı. İlk taş plağını da çok geçmeden çıkardı. 1941 yılında İstanbul Radyosu&#39;ndan ayrıldı.</p><p><strong>Evlilikleri</strong></p><p>Müzeyyen Senar, 1934&#39;te Mahir Kürklü ile nişanlandı fakat evlilik gerçekleşmeden ayrıldılar. 1935 yılında soyadını aldığı Ali Senar&#39;la evlendi. 1943 yılında Ercüment Işıl&#39;la, 1953 yılında da Tevfik Hamza&#39;yla evlenerek üç evlilik gerçekleştirdi. İlk evliliğinden bir, ikinci evliliğinden de iki çocuğu oldu.</p><p><strong>İlk yurt dışı konseri</strong></p><p>1947 yılında Paris&#39;te verdiği konserle Türkiye için bir ilki gerçekleştirdi. Konser sonrası ülkeye döndüğünde kahraman gibi karşılandı. Son konserini ise 5 Eylül 2006 yılında İstanbul&#39;da bulunan Sepetçiler Kasrı&#39;nda verdi. Hayatı boyunca 500 plak ve albüme imza attı; 1998 yılında ise Devlet Sanatçısı unvanı aldı.</p><p><strong>Müzeyyen Senar&#39;ın ölümü</strong></p><p>26 Eylül 2006 yılında İzmir&#39;de bulunan evinde fenalaşan Senar, tedavi altına alındı. Uzun süre fizik tedavi gördü. Doktorların tedavi olarak yapılabilecek başka bir şey kalmadığını söylemesi üzerine Bodrum&#39;daki evine götürülen Senar uzun yıllar hastalıkla mücadele etti ve 8 Şubat 2015 tarihinde Ege Üniversitesi Hastanesi&#39;nde yaşamını yitirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/muzeyyen-senar_1607875023_KGN89L.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Müzeyyen Senar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/muzeyyen-senar_1607875023_KGN89L.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Barış Manço]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/baris-manco/31/</link>
            <description><![CDATA[Sanatçı Barış Manço kimdir? Albümleri.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/baris-manco/31/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2015 11:31:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>02 Ocak 1943 tarihinde İstanbul&#39;da doğdu. Sahnelerle ilk kez 1958 yılında Galatasaray Lisesi&#39;nde öğrenciyken tanıştı.</p><p>Galatasaray Lisesi&#39;ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini tamamlamak için Belçika&#39;daki &#39;Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi&#39;ne gitti.</p><p>Grubu &#39;Kurtalan Ekspres&#39; ile beraber Türkiye&#39;de ve yurtdışında birçok ülkede konserler verdi. Yaptığı 200&#39;den fazla beste sayesinde 12 altın ve 1 platin albüm kazandı. Ayrıca bu besteler Arapça, Japonca, Farsça, İngilizce ve Fransızca gibi birçok dile çevrilerek farklı sanatçılar tarafından yorumlandı.</p><p>Manço&#39;nun şarkıcı ve besteci kişiliği, sunucu ve program yapımcısı kişiliğiyle de birleşerek ortaya herkesin çok sevdiği &#39;Barış Manço&#39; çıktı. Ekranların en sevilen eğlence ve kültür programlarından biri olan &#39;7&#39;den 77&#39;ye&#39;, ilk olarak 1988 yılında TRT1&#39;de yayınlanmaya başladı.</p><p>&#39;Türkiye&#39;nin Evliyası&#39; lakabını da kazanan sanatçının, &#39;Barış Manço Live In Japan&#39; (1996) adlı albümü, Japonya&#39;daki konserinin canlı kayıtlarının olduğu bir albüm. Bu albümün özelliği, Manço&#39;nun bizlere veda etmeden önce yayınladığı son albüm olmasıydı. 31 Ocak 1999 tarihinde İstanbul&#39;da öldü.</p><p><strong>DİSKOGRAFİ: </strong><br>Dünden Bugüne (1971) <br>Barış Manço 2023 (1975) <br>Ben Bilirim (Sakla Samanı Gelir Zamanı) (1976) <br>Barış Mancho (1976) <br>Sarı Çizmeli Mehmet Ağa (Yeni Bir Gün) (1979) <br>20. Sanat Yılı Disco Manço (1980) <br>Sözüm Meclisten Dışarı (1981) <br>Estağfurullah Ne Haddimize (1983) <br>24 Ayar Manço (1985) <br>Değmesin Yağlı Boya (1986) <br>Sahibinden İhtiyaç (1988) <br>Darısı Başınıza (1989) <br>Mega Manço (1992) <br>Müsadenizle Çocuklar (1995) <br>Live In Japan (1996) <br>Mançoloji (1999)</p><p>Barış Manço 2000 (2000)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/baris-manco_1607873315_f1qQVO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Barış Manço ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/baris-manco_1607873315_f1qQVO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Abdullah Gül]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/abdullah-gul/28/</link>
            <description><![CDATA[Abdullah Gül kimdir? Nerelidir? Siyasi hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/abdullah-gul/28/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 18 Aug 2013 19:13:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>29 Ekim 1950&#39;de Kayseri&#39;de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#39;nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere&#39;de kaldı ve 1983&#39;te İstanbul Üniversitesi&#39;nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü&#39;nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1989&#39;da uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu. 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde&#39;de olan İslam Kalkınma Bankası&#39;nda ekonomist olarak çalıştı. 1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi. 1991 – 1995 yılları arasında TBMM&#39;de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1991 - 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey&#39;in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. 1995 – 2001 yılları arasında TBMM&#39;de Dışişleri Komisyonu&#39;nda üye olarak görev yaptı. 1996&#39;da kurulan 54. Hükümet&#39;te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.</p><p>2000 yılında Yenilikçi Hareket&#39;e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi&#39;nde genel başkan adayı oldu.</p><p>2001&#39;de Adalet ve Kalkınma Partisi&#39;nin kuruluşunda rol alan öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.</p><p>2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.</p><p>2002&#39;de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi&#39;nde 10 yıl aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından dolayı kendisine 'Pro merito' madalyası ve 'Sürekli Onursal Üye' unvanı verildi.</p><p>18 Kasım 2002&#39;de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin 58. Hükümeti&#39;ni kurdu.</p><p>2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.</p><p>28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye&#39;nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.</p><p>Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007), Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan (2008), Kazan Devlet (2009), Hindistan Amity (2010), Bangladeş Dakka (2010), Pakistan Kaid-i Azam, Güney Kore Hankuk (2010) ve Endonezya Üniversiteleri (2011) tarafından verilen fahri doktora; Çin Kuzeybatı Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri ekonomi doktorası ve Sincan Üniversitesi (2009), Kırgızistan Yusuf Balasagun Millî Üniversitesi (2009), Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi (2010) ve Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsü (2013) tarafından verilen fahri profesörlük unvanları bulunmaktadır..</p><p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere&#39;den 'Knight Grand Cross of the Order of the Bath', Portekiz&#39;den 'Grande Colar', Hollanda&#39;dan 'Order of the Dutch Lion', Kazakistan&#39;dan 'Altın Kartal Nişanı', İsveç&#39;ten 'Royal Order of the Seraphim' ve Türkmenistan&#39;dan 'Türkmenistan Devlet Nişanı' adlı nişanların yanı sıra İtalya, Katar, Kuveyt, Kamerun, Suudi Arabistan, Macaristan ve Pakistan&#39;dan da yüksek devlet nişanlarına layık görülmüştür.</p><p>Abdullah Gül, 2010 yılı Chatham House ödülünü kazanmıştır.</p><p>Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.</p><p><strong>Ailesi</strong></p><p>Abdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu&#39;nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri&#39;de doğdu. Ailenin soyağacı 1200&#39;lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri&#39;de yaptırdığı Gülük Camii&#39;nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup şair ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri&#39;nin ilk sanayi tesisi sayılan Tayyare Fabrikası&#39;nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972&#39;de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen sanayi alanında faaliyet göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.</p><p><strong>Eğitim ve Çalışma Hayatı</strong></p><p>Abdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi&#39;ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#39;ne girdi.</p><p>Gül&#39;ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye&#39;de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Milli Türk Talebe Birliği&#39;nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, dergi ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde hayat boyu sürecek izler bıraktı.</p><p>1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi&#39;nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983&#39;te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında lisan öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter&#39;de iki yıl kaldı.</p><p>Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü&#39;nün kuruluşunda görev aldı ve beş yıl boyunca mühendis adaylarına ekonomi dersleri verdi.</p><p>1983 yılında İslam Kalkınma Bankası&#39;nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde&#39;ye gitti. Ailesiyle birlikte 8 yıl Cidde&#39;de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.</p><p>1989 yılında uluslararası ekonomi dalında Doçent unvanı aldı.</p><p><strong>Siyasi Hayatı</strong></p><p>Abdullah Gül&#39;ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri&#39;de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine milletvekili olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi&#39;nden milletvekili seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;nde Kayseri milletvekili olarak yer aldı.</p><p>Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 - 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991&#39;den itibaren Avrupa Konseyi&#39;nde Türkiye&#39;yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.</p><p>Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi&#39;nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül&#39;ün Konsey&#39;in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye&#39;nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi&#39;ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında 'Pro merito' Madalyası ve 'Sürekli Onursal Üye' unvanı verildi.</p><p>Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet&#39;te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.</p><p>Türkiye&#39;nin ciddi siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın siyaset arkadaşlarıyla birlikte partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. &#39;Yenilikçi Hareket&#39; diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi&#39;nde Genel Başkanlık için aday oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi&#39;nin kurulmasıyla neticelendi.</p><p>Abdullah Gül 3 Kasım 2002&#39;de yapılan genel seçimlerin ardından 18 Kasım&#39;da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti&#39;ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak&#39;a Komşu Ülkeler Süreci&#39;nin başlamasına öncülük etti.</p><p>14 Mart 2003&#39;te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti&#39;nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.</p><p>Abdullah Gül&#39;ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005&#39;te Türkiye&#39;nin Avrupa Birliği&#39;ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslm Dünyası&#39;yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.</p><p>Abdullah Gül&#39;ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003&#39;te Tahran&#39;daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı&#39;nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu&#39;da hem de Batı&#39;da büyük yankı uyandırdı.</p><p>24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM&#39;nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007&#39;de beşinci kez Kayseri milletvekili seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday oldu.</p><p>Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/abdullah-gul_1607871578_c8Ymjs.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Abdullah Gül ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/abdullah-gul_1607871578_c8Ymjs.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Adnan Menderes]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/adnan-menderes/27/</link>
            <description><![CDATA[Adnan Menderes kimdir? Nerelidir? Siyasi hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/adnan-menderes/27/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 16 Jun 2013 13:17:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1899 yılında Aydın&#39;ın Koçarlı ilçesi Çakırbeyli köyünde doğdu. İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Bey ile Aydınlı Hacı Alipaşazadeler&#39;den Tevfika Hanım&#39;ın oğlu olan Adnan, anne ve babasını küçük yaşta kaybetti ve anneannesinin yanında büyüdü.</p><p>Evliyazade ailesinden Fatma Berin Hanım ile evlendi. Yüksel, Mutlu ve Aydın olmak üzere üç oğlu olmuştur.</p><p>Eğitimine İzmir İttihat ve Terakki Mektebi&#39;nde başlayan Adnan Menderes, üniversite öncesi eğitimini Kızılçullu Amerikan Kolejinde tamamladı. Kolej son sınıf öğrencisi iken 4 Aralık 1916&#39;da askere alındı. 15 Aralık 1917&#39;de Zabit Vekili (Asteğmen) rütbesine yükseltildi, 30 Ekimde terhis oldu.</p><p>İstiklal Savaşında 6 Ekim 1920&#39;de yeniden askere alınarak Aydın Askerlik Şubesinde görevlendirildi. 1 Eylül 1921&#39;de Şube İnzibat Subaylığına atandı. 1 Mart 1922&#39;de Menderes Bölgesi Komutan Yaveri oldu. Zaferden sonra 1 Eylül 1922&#39;de Teğmenliğe yükseltildi. 1&#39;inci Kolordu 2. Şube, İstihbarat Şubesi ve İzmir Sansüründe hizmette bulundu. 1 Ağustos 1923&#39;te terhis edildi.</p><p>12 Ağustos 1930&#39;da İstanbul&#39;da Ali Fethi Bey&#39;in Başkanlığında kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkasında politikaya girerek partinin Aydın örgütünü kurdu ve İl Başkanı oldu. Partinin kendini kapatması üzerine siyasi yaşamını CHP&#39;de sürdürdü. CHP Aydın İl Başkanlığına seçildi.</p><p>9. Dönem seçimlerinde Aydın Milletvekilliğine seçildi. Bu arada Ankara Hukuk Fakültesinde öğrenim görerek 1935 yılında mezun oldu. 10, 11 ve 12. Dönemlerde yine CHP adayı olarak Aydın&#39;dan Milletvekili seçildi. 1945 yılına kadar TBMM&#39;de komisyon raportörlüğü yapan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümetinin getirdiği Toprak Kanunu Tasarısını reddederek, komisyondan istifa etti. Partide yaptıkları muhalefetten dolayı, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte 25 Eylül 1945&#39;te CHP&#39;den ihraç edildi.</p><p>Yaşanan ihraçların ardından, Celal Bayar da hem partiden hem de milletvekilliğinden istifa etti. Bu gelişmeler üzerine 7 Aralık 1945&#39;te Demokrat Parti kuruldu. Adnan Menderes, Celal Bayar&#39;dan sonra partinin ikinci adamı konumunda, partinin kurucuları arasındaydı.</p><p>8. Dönemde DP adayı olarak Kütahya&#39;dan Milletvekili seçildi. 9. Dönemde İstanbul Milletvekili seçilerek 22 Mayıs 1950&#39;de 1. (Demokrat Parti o dönem seçimi oylarının %53,5&#39;ini alarak sandıkdan 1. parti olarak çıkmıştı), 9 Mart 1951&#39;de 2. Menderes Hükümetlerini kurdu.</p><p>10. Dönemde yeniden İstanbul Milletvekili seçildi. 17 mayıs 1954&#39;te 3. Menderes Hükümetini kurdu. 9 Aralık 1955&#39;te Kabinesini yenilemek suretiyle, görevini dönem sonuna kadar sürdürdü. 28 Temmuz 1957&#39;ye kadar Başbakanlıkla birlikte Milli Müdafaa Bakanlığına da vekalet etti. 11. Dönemde tekrar İstanbul Milletvekili oldu. Beşinci kez Bakanlar Kurulunu kurmaya memur edildi.</p><p>27 Mayıs 1960&#39;ta Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke yönetimine el koymasıyla tutuklanarak Yassıada&#39;ya götürüldü. Yüksek Adalet Divanında, Anayasayı ihll ve çeşitli suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda ölüm cezasına çarptırıldı.</p><p>17 Eylül 1961&#39;de ölüm cezası İmralı&#39;da idam şeklinde yerine getirildi.</p><p>17 Eylül 1990&#39;da naaşı İmralı&#39;dan alınarak Devlet töreni ile İstanbul Vatan Caddesinde yaptırılan Anıtmezarda toprağa verildi.</p><p>Aydın, Adnan Menderes Üniversitesi ve İzmir, Adnan Menderes Havaalanına ismi verildi.</p><p>Adnan Menderes&#39;in idam edilmeden önce yazdığı son mektubu:</p><p>'Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950&#39;de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes&#39;in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam (bu kelimenin üzeri çizilip merhametim yapılmıştır) sizlerle beraberdir.</p><p>Kaynak: Biyografi.info</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/adnan-menderes_1607869916_nXgHFe.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Adnan Menderes ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/adnan-menderes_1607869916_nXgHFe.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Deniz Baykal]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/deniz-baykal/26/</link>
            <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski genel başkanı Deniz Baykal kimdir? Aslen nerelidir? Siyasi hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/deniz-baykal/26/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 16 Jun 2013 11:48:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Deniz Baykal, 20 Temmuz 1938, Antalya, Türk avukat, siyasetçi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski genel başkanı.</p><p>Babası Hüseyin Hilmi Bey, annesi ise Feride Hanım&#39;dır. 1952 yılında Antalya Atatürk Ortaokulundan, 1955 yılında Antalya Lisesi&#39;nden mezun oldu. 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#39;ni bitirdi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#39;ne 1960 yılında asistan olarak girdi. 1963&#39;te doktora çalışmalarını tamamladıktan sonra iki yıl Rockefeller Foundation bursu ile ABD&#39;de kaldı ve Columbia Üniversitesi ile Berkeley Üniversitesi&#39;nde çalışmalarını sürdürdü.</p><p>1963 yılında Olcay Baykal ile evlenen Deniz Baykal&#39;ın bu evliliğinden Aslı ve Ataç isminde iki evladı vardır.</p><p>Siyasetle, 1960&#39;lı yıllara doğru öğrenci hareketlerine katılmakla tanışan Baykal, CHP&#39;nin 1965 genel seçimlerindeki yenilgisini analiz ettiği ve daha sonra doçentlik tezine dayanak olacak olan raporla CHP yönetiminin dikkatini çekti. Doçent olduğu yıl 1968&#39;de CHP&#39;ye girerek siyasal yaşama atıldı. 14 Ekim 1973&#39;te yapılan genel seçimlerde 185 milletvekili kazanarak birinci olan Cumhuriyet Halk Partisi&#39;nden Antalya milletvekili seçildi.</p><p>Seçimlerden sonra 1974&#39;te Bülent Ecevit başbakanlığında kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinden Maliye Bakanı oldu. 1978&#39;de kurulan 3. Ecevit hükümetinde ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yaptı. Deniz Baykal bu dönemde CHP parti meclisi ve merkez yürütme kurulu, genel sekreter yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1979 Ekim ara seçimlerinden sonra toplanan olağanüstü CHP kurultayında parti yönetimini ağır bir şekilde eleştirdi. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra bir süre Ankara&#39;da Ordu Dil Okulu&#39;nda gözetim altında tutuldu.</p><p>1982 Anayasası&#39;nın 5 yıl süreyle siyasi yasağı getirdiği politikacılar arasında yer aldı. 1983 yılında siyasal partilerin kurulmasına izin verilmesinden sonra 'yasaklı olmalarına rağmen faaliyetlerini sürdürdüğü' gerekçesiyle bir grup önde gelen CHP&#39;li ve AP&#39;li politikacıyla birlikte Çanakkale Zincirbozan Askeri Tesisleri&#39;nde 2. kez gözetim altına alındı.</p><p>Siyasi yasaklı olmasına karşın 1984 yılında Sosyal Demokrasi Partisi&#39;ne (SODEP) girdi; bu partinin Sosyaldemokrat Halkçı Parti&#39;yle (SHP) birleşmesiyle SHP&#39;li oldu. Eylül 1987&#39;deki genel seçimlerde SHP&#39;den Antalya milletvekili seçildi. SHP&#39;de önce grup başkanvekilliği ardında da genel sekreterlik görevlerinde bulunan Baykal, Haziran 1988&#39;de göreve başladığı genel sekreterlikten 10 Eylül 1990&#39;da istifa etti. Bu dönemde demokratikleşme çabalarına ilişkin bir rapor hazırlattı (Temmuz 1990). SHP&#39;de bu dönemden başlayarak olağan ve olağanüstü kurultaylarda Genel Başkan Erdal İnönü&#39;nün üç defa karşısına çıktı ancak başarılı olmadı. Genel Sekreterlikten istifasından sonra SHP parti içi muhalefetinin önderi oldu.</p><p>Deniz Baykal, Antalya milletvekili olarak Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamentolararası Komitesi eşbaşkanlığını yürüttü. Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi üyeliğine seçildi. TBMM Dışişleri Komisyon üyeliğinde bulundu. Temmuz 1992&#39;de kapatılan siyasi partilerin açılmasına izin veren yasanın sağladığı imknla 9 Eylül 1992 tarihinde toplanan CHP Kurultayında Genel Başkanlığa seçildi. 54 yaşında genel başkan oldu.</p><p>1994 yerel seçimlerine üç parça halinde (SHP, DSP, CHP) katılan sol partiler birleşme arayışlarına başladılar. DSP baştan olumsuz yanıt verdi. SHP bu karara olumlu yaklaştı. SHP ve CHP 18 Şubat 1995&#39;te toplanan kurultayda birleşti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bu kurultayda genel başkanlığa aday olmadı. 9 Eylül 1995 tarihinde birleşmeden sonra yapılan CHP Olağan Kurultayında genel başkanlığa seçildi. 30 Ekim 1995 tarihinde kurulan DYP-CHP koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üslendi. Deniz Baykal, bir tek şartla kerhen bu koalisyonu kurdu, o da hemen erken seçim olması idi. Türkiye 24 Aralık 1995&#39;te erken seçimlere gitti.</p><p>24 Aralık 1995 milletvekili genel seçimlerinde yeniden Antalya milletvekili oldu. Seçimleri takiben 53. Hükümetin (ANAP-DYP koalisyonu) kurulmasıyla Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinden ayrıldı. 23 Mayıs 1998 tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 27.Olağan Kurultayında genel başkanlığa 3. kez seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Deniz Baykal ilk kez seçim sonuçlarıyla parlamento dışında kaldılar. 22 Nisan 1999 tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 tarihinde Ankara&#39;da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı oldu.</p><p>3 Kasım 2002 Türkiye genel seçimlerinde CHP %19,4 oyla 177 milletvekili kazanarak TBMM&#39;ye girdi. Deniz Baykal Antalya milletvekili seçilmişti. Baykal, 22.Dönem TBMM&#39;de Ana muhalefet partisi genel başkanı olarak görev yaptı. 2003 Ekim ayında 30. Kurultayda tekrar genel başkanlığa seçildi. 2004 Temmuz ayında muhaliflerden Mustafa Sarıgül&#39;e karşı olağanüstü kurultayda güvenoyu aldı.</p><p>29 Ocak 2005&#39;te yapılan CHP Olağanüstü Kurultayı&#39;nda, rakibi Mustafa Sarıgül&#39;ü yenerek genel başkanlık görevine devam etti. 19-20 Kasım&#39;da toplanan 31. Olağan Kurultayda 1158 oyun tamamını alarak tekrar genel başkanlığa seçildi. 2007 seçimlerinden önce CHP&#39;nin de içinde bulunduğu sol ittifakı, 22 Temmuz 2007&#39;de yapılan Genel Seçimleri&#39;nde %20,8 oy aldı. Deniz Baykal 26 Nisan 2008&#39;de yapılan CHP 32. Olağan Kurultayı&#39;nda 1231 delegeden 1021&#39;inin oyunu alarak tekrar genel başkan seçildi. 10 Mayıs 2010 tarihinde genel başkanlık görevinden istifa ettiğini açıkladı.</p><p>Deniz Baykal, 2011 ve Haziran 2015 genel seçimlerinde CHP&#39;den Antalya milletvekili seçildi. 2015 genel seçimlerinden sonra meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla 23 Haziran 2015 günü 25. Dönemin ilk oturumunu açtı ve yeni TBMM Başkanı İsmet Yılmaz seçilene kadar Meclis Başkanlığına vekalet etti. 24 Haziran 2015 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi tarafından 30 Haziran 2015&#39;te yapılan TBMM başkanlık seçimleri için TBMM başkan adayı olarak gösterildi. Seçimde 1. turda 125, 2. turda 128, 3. turda 129 ve 4. turda 182 oy alarak seçimi kaybetti. Son turdaki rakibi İsmet Yılmaz 258 oy ile 1. olup 26. TBMM Başkanı oldu.1 Kasım 2015 tarihinde yapılan erken seçimlerde CHP&#39;den Antalya milletvekili seçildi. Yine bu seçimlerden sonra meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla yeni başkan seçilene kadar oturumları yönetti.</p><p>Baykal, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerde CHP 27. dönem Antalya milletvekili olarak seçildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/deniz-baykal_1607868734_WfR5SH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Deniz Baykal ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/deniz-baykal_1607868734_WfR5SH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Alparslan Türkeş]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/alparslan-turkes/25/</link>
            <description><![CDATA[Türk Dünyasının Bilge Lideri, Türk Milliyetçiliğinin Kurucusu Başbuğ Alparslan Türkeş kimdir?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/alparslan-turkes/25/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 16 Jun 2013 11:35:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yıl 1860 Orta Anadolu&#39;da, Kayseri&#39;nin, Pınarbaşı ilçesi&#39;nin Yukarı Köşkerli Köyünde meskun Avşar Obalarından Koyunoğlu ailesi bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girişince Sultan Abdülaziz&#39;in fermanıyla Kıbrıs&#39;a sürgün edilir.</p><p>Yıl 1917 ve Kasım&#39;ın 25&#39;i, öğle vakti.. yer, Lefkoşe. Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade sokağı 13 numaralı mütevazi evde, Kıbrıs&#39;a yerleşen Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve esi Fatma Zehra Hanimin Ali Arslan adını verdikleri oğulları dünyaya gelir.</p><p>Yıl 1921 ve 4 yıl 4 ay 4 günlük Ali Arslan, annesi tarafından yıkanır, yeni elbiseler giydirilir ve devrin detince fesi mücevherler ile süslenerek Sarayönü İlkokuluna (Sıbyan Mektebi) gönderilir. Sarıklı ve mübarek bir Osmanlı Uleması olan Hoca Efendi&#39;nin dizi dibine çöken Ali Arslan&#39;ın ağzından çıkan ilk söz bir euzü besmeledir. Ey Rahman ve Rahim olan Allah&#39;ım, annem beni yetiştirdi bu mektebe yolladı, okuyup yetişip, milletime hizmet etmek istiyorum dermişçesine bir besmeledir, Ali Arslan&#39;ın ağzından dökülen..</p><p>Birbirinin ardısıra gelen ilkokul ve Rüştiye yılları ve her biri birbirinden daha değerli Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla bilenmiş birer hançer olan hocalarından feyz alır. Onlar Ona müfredatın yanısıra Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını Devlet-i li Osman bakiyesi hür ve müstakil Türkiye&#39;nin yanısıra yeryüzünde kendileri gibi bahtsız esaret altında milyonlarca Türk olduğunu da öğretirler. Dahası Osman Zeki Bey Ali Arslan&#39;ın adını adeta senin adın 'Alparslan olsun' ve Sultan Alpaslan&#39;a denk bir yiğit Türk ol diyerek değiştirir.</p><p>Küçük Alparslan&#39;ın doğup, yetiştiği o yıllarda, Piyale Paşa yadigrı Kıbrıs, sevgili Yeşilada&#39;mızın tamamı İngiliz işgali altındadır ve Türk&#39;ün istikllini kaybetmesinin ne demek olduğu Onun ruhunun derinliklerine şuurunun uyanmağa başladığı günden, çocukluk yıllarının başlangıcından başlayarak siner. O her gece Türkiye&#39;ye gidip asker olmayı ve gelip ata-baba ocağını kurtarmanın düşüyle uyur, uyanır.</p><p>Yıl 1933 ve Alparslan&#39;ın artık işgal altında, esaret altında yaşamaya dayanacak gücü kalmamıştır. Babası Ahmet Hamdi Bey&#39;i ve Annesi Fatma Zehra Hanım&#39;ı ikna eder, aile mallarını satıp savar yanlarında oğulları Alparslan ve kızları Dervişe olduğu halde, ak toprakların, hür toprakların, Türk&#39;ün Türk olduğundan utanmadığı, boynunun eğik olmadığı toprakların, anavatanın, Türkiye&#39;nin yoluna düşerler; Viyana vapuru ve.. ver elini İstanbul...</p><p>Ailesi İstanbul&#39;a yerleşince Alparslan&#39;ın ilk işi Kuleli Askeri Lisesi&#39;ne kayıt olmak olur. Artık O yüreğinin Onu çağırdığı yerde ve düşlerinin peşindedir. O düşlerini düşleyen başkaları da vardır İstanbul&#39;da... Derlenip toparlanmışlar, Türklük, Türkçülük ülküsünün O bir daha hiç inmeyecek olan bayrağını açmışlardır. O Yüce Dilek, O aziz Ülkü, O muhteşem düşler, özellikle, bir Ülkü devi olan Atsız Hoca&#39;nın can evinde, ocağında pişer ve sohbetlerle, şiirlerle, dergilerle, romanlarla mektuplarla Türk aydınlarının gönlüne cemre cemre düşmekte ve yayılmaktadır. Onlarla tanışır, buluşur, Alparslan Türkeş.</p><p>Yıl 1936 Kuleli Askeri Lisesi&#39;ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitirince Ankara ve Harp Akademisi yılları baslar. 1938&#39;de Harbiye&#39;den mezun olur, artık O Türk Ordusu&#39;nun genç bir teğmenidir ve Türk Milleti&#39;nin emrindedir.</p><p>Yıl 1940 Isparta&#39;da gönlünü Muzaffer Ana&#39;ya kaptırır ve evlenirler. Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlı çocuklarla çiçeklenir bu evlilik ve bozkurtların Muzaffer Ana&#39;sının 1974 yılında elim kaybından sonra 1976 yılında, Sevl Hanım&#39;la yaptığı ikinci evliliğinde de Tanrı Onu Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlı iki evlt daha vererek sevindirecektir.</p><p>Yıl 1944 3 Mayıs.. Ankara&#39;da eski tabirle bir nümayiş yani gösteri veya yürüyüş vardır. Türk&#39;ün, Türklüğün ölmediğini, ölmeyeceğini ve yükselen Türkçülük bayrağının bir daha hiçbir şekilde inmeyeceğini gösteriyorlar. Hem dosta hem düşmana... hem devlet hizmetindeki gafillere hem de yurda sızmaya çalışan hainlere, Asya bozkırlarında yaratılan bozkurt soyluların bozkurt torunlarının, bir kaç çakalın günü birlik menfaatleri için göz yumdukları kızıl yılanın farkında ve onun başını ezme azminde olduklarını gösterirler.</p><p>Şirin öz yurdunda garipsin, özyurdunda parya dediğince tutuklanır Türkçüler... Devrin dalkavuk iktidarının uyduruk nedenlerle açtığı Türkçülük-Turancılık Davası baslar. Türkçüler tabutluklara atılırlar, işkencelere uğrarlar. Türkiye&#39;de Türk Milliyetçisi olmanın bedelidir bu... Genç Üsteğmen Alparslan Türkeş&#39;te bunlar arasındadır. 20 Ekim 1944&#39;te kendisini 'vatan hainliği' suçlamasıyla sorgulayan mesnetsiz Savcıya 'Diğer sanıklar gibi bana da vatan hainliği isnat edilmiştir. Bunu şiddetle redderim. Ben yeryüzünde her şeyden çok milletimi ve vatanımı severim' diye haykırır. Ancak mahkeme tarafından, 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılır ve bir yıldır hücre hapsi yattığı için tahliye edilir. Kendisine verilen cezada daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozulur ve 2. numaralı mahkemede beraat eder. Bu onun Türk Milliyetçisi olduğu için zindanlara ilk atılışıdır ve son olmayacaktır. Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil. O da Türklük Ülküsü için zaman zaman şiddeti artan çileyi bir ömür boyu bir an bile tereddüt etmeksizin ve yakınmaksızın, çekmiş ve çile çekmeyi şeref bilmiştir.</p><p>Yıl 1947 Alparslan Türkeş ve 15 diğer Türk subayı, ABD Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıllık bir süre eğitim görürler. Bu arada ülkemizden Kars ve Ardahan civarıyla Boğazlardan üs talep eden Sovyetler Birliği&#39;nin Komünizm maskesi ardına saklanmış, o eski ve değişmez 'Moskofluğu' ayan beyan ortaya çıkar. Bu atmosferde yurda dönen Alparslan Türkeş Gelibolu ve Çankırı&#39;daki görevlerinden sonra 1951 yılında Kurmaylık sınavını kazanır ve 1955 yılında Harp Akademisi&#39;nden Kurmay Binbaşı olarak mezun olur.</p><p>Yıl 1955 dış görev için açılan sınavı kazanarak ABD Pentagon&#39;da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanır. Bu arada ... Üniversitesinde Uluslararası Ekonomi eğitimi görür. 1957 yılında Türkiye&#39;ye döner.</p><p>1959 yılında Almanya&#39;ya Atom ve Nükleer Okulu&#39;na gönderilir ve bu okulu başarıyla bitirir. O artık bir Kurmay Albaydır.</p><p>Yıl 1960, tarih 27 Mayıs öteden beri örgütlenen ve memlekette kardeş kavgasını önleyerek bazı reformlar yapmayı hedefleyen Milli Birlik Komitesi&#39;nin ülke yönetimine el koyduğunu açıklayan bildiriyi radyodan okuyan kişi ve 'ihtill&#39;in kudretli Albayı'dır. Kurmay Albay Alparslan Türkeş ihtill hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlenir. Bu vazifesi esnasında Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet istatistik Enstitüsü ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurar.</p><p>Ancak Milli Birlik Komitesi arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle, 13 Kasım 1960&#39;ta Kurmay Albay Alparslan Türkeş ve 'ondörtler' olarak bilinen arkadaşları Komite&#39;nin diğer üyelerince emekliye sevk edilerek tasfiye edilirler ve zorla evlerinden alınıp yurtdışında görevlendirilmek suretiyle sürgün edilirler. O da 19 Kasım&#39;da Türkiye&#39;nin Hindistan Büyükelçiliği müşaviri sıfatıyla sürgüne gönderilir.</p><p>1961-62 1963 yılına kadar 2,5 yıl, yönetimi elinde bulunduranlarca Alparslan Türkeş&#39;in Türkiye&#39;ye dönmesine müsaade edilmez.</p><p>Yıl 1963 tarih 23 Mart Alparslan Türkeş sürgünden yurda döner.</p><p>Dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup partileşmek amacıyla 'Huzur ve Yükseliş Derneği' adlı bir dernek kurar.</p><p>Kısa bir süre sonra Talat Aydemir&#39;in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiası ile tutuklanır ve Mamak Askeri Cezaevinde dört ay hücre hapsinde yatar, yargılanır ve beraat eder.</p><p>Tarih 31 Mart 1965 saat 11.00 de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi&#39;ne katılır.</p><p>Tarih 1 Ağustos 1965 Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Büyük Kurultay&#39;ında Genel Başkanlığına seçilir. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili seçilir.</p><p>Yıl 1969 Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi&#39;nin adı Milliyetçi Hareket Partisi, amblemi de Üç Hill olarak değiştirilir. O yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili olarak seçilir.</p><p>İlki, 31 Mart 1975 -13 Haziran 1977 yılları arasında ve ikincisi de 1 Ağustos - 31 Aralık 1977 tarihleri arasında Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yapar.</p><p>Ülkü Ocakları, Büyük Ülkü Derneği ve diğer mesleki örgütlenmeler başlar.</p><p>1968 Yılından itibaren Marksist ve bölücü gençlik hareketleri üniversitelerde yuvalanır ve üniversite özerkliğinden istifade ederek buraları silah, cephane deposu haline getirerek 'Komünist Devrim' için üs haline koyarlar. Üniversiteler işgal altındadır. Her yer Lenin&#39;in Stalin&#39;in Mao&#39;nun resimleri ve komünist sloganlarla doludur. Komünist yeraltı örgütleri 'şehir gerillası' mı 'kır gerillası' mi tartışmaları yapmakta okullara kendilerine tabi olanlardan başka hiç kimseye hayat hakkı tanımamaktadırlar. Bunun üzerine Başbuğ Alpaslan Türkeş toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerle onları komünizm konusunda aydınlatmaya ve alternatif olarak da Türk Toplumculuğunu, Türk Milliyetçiliğini anlatır. Kısa zamanda çoğalan gençler örgütlenmeye başlarlar. Doktriner Türk Milliyetçiliği safhası başlamıştır. Türk Milliyetçileri Dokuz Işık, dokuz prensip etrafında toplanırlar.</p><p>Bu gelişmelerden rahatsız olan Türklük ve Türkçülük düşmanları özellikle de Komünist örgütler kendilerine okulda, fabrikada, köyde, kentte, dağda her yerde ama her yerde karşı çıkıp mücadele eden Ülkücü Hareket&#39;e karşı savaş ilan ederler ve 12 Eylül 1980&#39;e kadar 5000 civarında Ülkücüyü şehit ederler. Devlet&#39;in zaaf içinde olduğu düşünülen zinde güçlerdi bir şeylerin yani ihtillin şartlarının olgunlaşması için daha fazla kanın akmasını beklemektedirler.</p><p>Başbuğ için 1978, 1979, 1980 yılları bir çoğunu bizzat kendisinin yetiştirdiği binlerce ülküdaşının Komünist çetelerce katledildiğini gördüğü, kan ağlayan bir yürekle her şeye rağmen kaybetmediği soğukkanlılığıyla bir iç savaşı önlediği ızdırap dolu yıllardır.</p><p>12 Eylül 1980 sabahı pusudakiler yeterince olgunlaşan şartların neticesi ihtilllerini yaparlar. Başbuğ Alparslan Türkeş ve Türkiye&#39;nin komünist bir ihtille kurban olmasını engelleyen Ülkücü Hareket sanık sandalyesinde, idam sehpalarındadır. Mamaklar ve C5&#39;ler bu sürecin şekillendiği mekanlardır.</p><p>Başbuğ 12 Eylül&#39;den üç gün sonra teslim olur. Cunta tarafından tutuklanan Başbuğ, önce 1 ay Uzunada&#39;da daha sonrada Ankara Askeri Dil Okulu&#39;nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi&#39;nde 4,5 yıl hapis yatar. O ve 218 Ülkücünün idamı istenir, 9 Nisan 1985&#39;de tahliye olur ve beraat eder.</p><p>Tarih 6 Eylül 1987.. Yapılan referandum neticesi diğer siyasilerle birlikte Başbuğ&#39;a da konulan siyaset yapma yasağı kalkar ve Başbuğ Milli Ülküyü iktidar yapmak davayı kitlelere anlatmak için yine meydanlardadır.</p><p>Tarih 4 Ekim 1987.. Milliyetçi Çalışma Partisi olağanüstü kongresinde Genel Başkanlığa seçilir.</p><p>Tarih 20 Ekim 1991.. Genel seçimlerde MÇP&#39;nin RP ve IDP ile yaptığı seçim ittifakı neticesi Yozgat milletvekili seçilir.</p><p>Başbuğ, son kez TBMM&#39;dedir. Bu dönemde ülkemizi kasıp kavuran bölücü teröre karşı en etkili mücadeleyi O gerçekleştirir.</p><p>Tarih 27 Aralık 1992.. Oniki Eylül&#39;ün kapattığı partilerin tekrar açılabilmesini sağlayan değişiklikler neticesi toplanan MHP&#39;nin son kurultay delegeleri, MHP&#39;nin isim ve amblemini MÇP&#39;nin kullanabilmesine karar verirler.</p><p>Tarih 24 Ocak 1992 MÇP&#39;nin 4. Olağanüstü kurultayı toplanır ve partinin adını MHP, amblemini Üç Hilal olarak değiştirir.</p><p>Yıl 1997... tarih 4 Nisan...</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/alparslan-turkes_1607810812_E1sAYx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Alparslan Türkeş ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/alparslan-turkes_1607810812_E1sAYx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/kemal-kilicdaroglu/24/</link>
            <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kimdir? Aslen nerelidir? Siyasi hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/kemal-kilicdaroglu/24/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 16 Jun 2013 11:28:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1948 yılında Tunceli&#39;nin Nazımiye ilçesinde doğdu, ilk ve ortaöğrenimini Erciş, Tunceli, Genç, Elazığ gibi Anadolu&#39;nun çeşitli yerlerinde yaptı. Yükseköğrenimini yapmak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi&#39;nden (Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) 1971′de mezun oldu.</p><p>Lisans öğrenimini tamamladığı 1971 yılında, girdiği hesap uzman yardımcılığı sınavının ardından Maliye Bakanlığı&#39;nda göreve başladı. Daha sonra hesap uzmanı olan Kılıçdaroğlu, bir yıl Fransa&#39;da kaldı. Hesap uzmanlığını 1983′e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğü&#39;ne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev aldı, daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.</p><p>Kemal Kılıçdaroğlu 1991 yılında Bağ-Kur&#39;a atandı. Burada genel müdürlük yapan Kılıçdaroğlu, 1992 yılında da Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü&#39;ne geçti. Daha sonra kısa bir süre Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı&#39;nda müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. 1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından 'Yılın Bürokratı' seçildi.</p><p>Kemal Kılıçdaroğlu, 1999 yılının Ocak ayında kendi isteğiyle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü&#39;nden emekli oldu.</p><p>Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu&#39;na başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesi&#39;nde de bir süre ders verdi. Daha sonra Türkiye İş Bankası&#39;nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.</p><p>Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi 22. dönem için yapılan 3 Kasım 2002 Milletvekili Genel Seçimleri ile Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekili olarak Meclis&#39;e girdi.</p><p>CHP Merkez Yönetim Kurulu&#39;nda görev alan Kemal Kılıçdaroğlu 22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimleri&#39;nde de İstanbul&#39;dan 23. dönem milletvekili seçildi ve Genel Başkanlığa adaylığını açıklayıncaya kadar CHP Grup Başkanvekilliği görevinde bulundu.</p><p>22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 33. Olağan Kurultayında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı seçildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kemal-kilicdaroglu_1607808177_D2JIqh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kemal Kılıçdaroğlu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kemal-kilicdaroglu_1607808177_D2JIqh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/devlet-bahceli/23/</link>
            <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli kimdir? Aslen nerelidir? Siyasi hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/devlet-bahceli/23/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 16 Jun 2013 11:25:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Devlet Bahçeli, 1948 yılında Osmaniye&#39;de doğdu. Yörede Fettahoğulları olarak bilinen geniş bir Türkmen ailesine mensuptur.</p><p>İlköğrenimini Osmaniye&#39;de, orta öğrenimini İstanbul&#39;da tamamlayan Devlet Bahçeli, üniversite öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisinde yapmıştır.</p><p>Başlangıcından itibaren Ülkücü Hareket&#39;in her kademesinde görevler üstlenerek Büyük Ülkü Davası&#39;na hizmet etti.</p><p>Devlet Bahçeli, 1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari ilimler Akademisinde öğrenci iken Ülkü Ocağı Kurucusu ve yöneticisi olarak görev aldı. 1970-1971 yıllarında Türkiye Milli Talebe Federasyonu Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. Devlet Bahçeli, bir yandan aktif olarak Ülkücü Hareket&#39;te yer alırken, diğer yandan da ilmi alandaki çalışmalarını devam ettirmiştir.</p><p>1972 yılından itibaren Ankara İktisadi ve Ticari İlimler akademisi ve bağlı Yüksek Okullarda İktisat Bölümü asistanı olarak görev almıştır. Devlet Bahçeli, yine 1970&#39;li yıllarda Ülkücü Maliyeciler ve İktisatçılar Derneği&#39;nin (ÜMİD-BİR) kurucularından, Üniversite Akademi ve Yüksekokullar Asistanları Derneği&#39;nin (ÜNAY) kurucularından ve Genel Başkanlarındandır. İyi derecede İngilizce bilen Devlet Bahçeli, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü&#39;nde İktisat Doktorası yapmış ve aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Politikasında Ana Bilim Dalı&#39;nda 1987 yılına kadar öğretim üyeliği görevini sürdürmüştür.</p><p>Devlet Bahçeli yine bu süre içerisinde Türk-İslam alemi, Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Türk Tarihi ve Dış Politika konularıyla ilgilenmiş ve bu alanlarda çalışmalar yapmıştır. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra cezaevlerine doldurulan MHP ve Ülkücü kuruluşların yöneticileri ile mensuplarının haklı davalarının her platformda savunulmasında takdirle karşılanan çalışmalarda bulunmuştur.</p><p>Ülkücü kadroların yetişmesinde önemli görevler de üstlenen Devlet Bahçeli, Başbuğ Alparslan Türkeş tarafından göreve çağırılması üzerine 17 Nisan 1987 tarihinde üniversitesindeki öğretim üyeliği görevinden istifa etmiş. 19 Nisan 1987 tarihinde yapılan MÇP Büyük Kurultay&#39;ında parti yönetimine seçilmiş ve Genel Sekreterlik görevine getirilmiştir.</p><p>MÇP ve MHP&#39;nin yönetim kadrolarındaki görevi, günümüze kadar kesintisiz olarak sürmüştür. Çeşitli zamanlarda Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı, Merkez Yürütme Kurulu Üyeliği, Merkez Karar Kurulu Üyeliği, Genel Başkan Baş-Danışmanlığı görevlerinde bulunan Devlet Bahçeli, 6 Temmuz 1997 tarihli 5&#39;nci Olağanüstü Kongre sonrasında MHP Genel Başkanı görevini üstlenmiştir.</p><p>21, 23, 24, 25, 26 ve 27. Dönemde Osmaniye Milletvekili seçildi. 57. Hükümette Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü.</p><p>5 Kasım 2000, 12 Ekim 2003, 19 Kasım 2006, 8 Kasım 2009, 4 Kasım 2012, 21 Mart 2015 ve 18 Mart 2018 tarihlerindeki MHP Olağan Büyük Kongrelerinde tekrar Genel Başkan seçilmiştir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dr-devlet-bahceli_1607807201_YvLVMp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Devlet Bahçeli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dr-devlet-bahceli_1607807201_YvLVMp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/recep-tayyip-erdogan/22/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kimdir? Aslen nerelidir? Siyasi hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/recep-tayyip-erdogan/22/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sun, 16 Jun 2013 11:19:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aslen Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954&#39;te İstanbul&#39;da doğdu. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu&#39;ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi&#39;nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi&#39;nden de diploma aldı. Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi&#39;nde okuyan Erdoğan, bu okuldan 1981 yılında mezun oldu.</p><p>Gençlik yıllarından itibaren sosyal hayat ve siyasetle iç içe bir yaşamı tercih eden Erdoğan, disiplinli ekip çalışmasının ve takım ruhunun önemini kendisine çok genç yaşlarda öğreten futbolla 1969-1982 yılları arasında amatör olarak ilgilendi. Aynı zamanda bu yıllar, genç bir idealist olarak memleket meseleleri ve toplumsal sorunlarla ilgilenen Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın aktif politikaya adım attığı döneme rastlamaktadır.</p><p>Lise ve üniversite yıllarında Millî Türk Talebe Birliği öğrenci kollarında aktif görev alan Recep Tayyip Erdoğan, 1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı&#39;na ve aynı yıl MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı&#39;na seçildi. 1980 yılına kadar bu görevlerini sürdüren Erdoğan, siyasi partilerin kapatıldığı 12 Eylül döneminde, özel sektörde bir süre müşavirlik ve üst düzey yöneticilik yaptı.</p><p>1983 yılında kurulan Refah Partisi ile fiilî siyasete geri dönen Recep Tayyip Erdoğan, 1984 yılında Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında ise Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi MKYK üyesi oldu. İstanbul İl Başkanlığı görevi sırasında diğer siyasi partiler için de model olan yeni bir örgütsel yapı geliştiren Erdoğan, bu dönemde özellikle kadınların ve gençlerin siyasete katılımını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı; siyasetin tabana yayılarak geniş halk kitleleri tarafından benimsenip itibar görmesi yolunda önemli adımlar attı. Bu yapılanma, mensubu bulunduğu Refah Partisi&#39;ne 1989 Beyoğlu yerel seçimlerinde büyük bir başarı kazandırırken, yurt genelinde de parti çalışmaları için örnek teşkil etti.</p><p>27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, siyasî yeteneği, ekip çalışmasına verdiği önem, insan kaynakları ve malî konulardaki başarılı yönetimiyle dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul&#39;un kronikleşmiş sorunlarına doğru teşhis ve çözümler üretti. Su sorunu, yüzlerce kilometrelik yeni boru hatlarının döşenmesiyle; çöp sorunu ise dönemin en modern geri-dönüşüm tesislerinin kurulmasıyla çözümlendi. Hava kirliliği sorunu Erdoğan döneminde geliştirilen doğalgaza geçiş projeleriyle son bulurken, kentin trafik ve ulaşım açmazına karşı 50&#39;den fazla köprü, geçit ve çevre yolu inşa edildi; sonraki dönemlere ışık tutacak birçok proje geliştirildi. Belediye kaynaklarının doğru kullanımı ve yolsuzluğun önlenmesi amacıyla olağanüstü önlemler alan Erdoğan, 2 milyar dolar borçla devraldığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#39;nin borçlarını büyük ölçüde ödedi ve bu arada 4 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Böylece, Türkiye&#39;nin belediyecilik tarihinde yeni bir çığır açan Erdoğan, bir yandan diğer belediyelere örnek olurken, bir yandan da halk nezdinde büyük bir güven kazandı.</p><p>Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık 1997&#39;de Siirt&#39;te halka hitaben yaptığı konuşma sırasında, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere tavsiye edilen ve bir devlet kuruluşu tarafından yayınlanan bir kitaptaki şiiri okuduğu için hapis cezasına mahkûm edildi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine son verildi.</p><p>Recep Tayyip Erdoğan, 4 ay kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra kamuoyunun ısrarlı talebi ve gelişen demokratik sürecin bir sonucu olarak 14 Ağustos 2001&#39;de arkadaşlarıyla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi&#39;ni (AK Parti) kurdu ve Kurucular Kurulu tarafından AK Parti&#39;nin Kurucu Genel Başkanı seçildi. Milletin teveccüh ve güveni AK Parti&#39;yi daha kuruluşunun ilk yılında Türkiye&#39;nin en geniş halk desteğine sahip siyasî hareketi hline getirdi ve 2002 yılı genel seçimlerinde üçte ikiye yakın parlamento çoğunluğuyla (363 milletvekili) tek başına iktidara taşıdı.</p><p>Hakkındaki mahkeme kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili adayı olamayan Erdoğan, yapılan yasal düzenlemeyle milletvekili adaylığının önündeki yasal engelin kalkması üzerine, 9 Mart 2003&#39;te Siirt ili milletvekili yenileme seçimine katıldı. Bu seçimde oyların yüzde 85&#39;ini alan Erdoğan, 22. Dönem Siirt Milletvekili olarak parlamentoya girdi.</p><p>15 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık görevini üstlenen Recep Tayyip Erdoğan, aydınlık ve sürekli kalkınan bir Türkiye idealiyle, hayatî öneme sahip birçok reform paketini kısa süre içinde uygulamaya koydu. Demokratikleşme, şeffaflaşma ve yolsuzlukların engellenmesi yolunda büyük mesafeler katedildi. Buna paralel olarak ülke ekonomisi ve toplum psikolojisini olumsuz yönde etkileyen ve on yıllardır çözülemeyen enflasyon kontrol altına alındı, itibarını yeniden kazanan Türk Lirası&#39;ndan 6 sıfır atıldı. Devletin borçlanma faiz oranları aşağı çekildi, kişi başına düşen millî gelirde büyük artış gerçekleştirildi. Ülke tarihinde daha önce görülmemiş hız ve sayıda baraj, konut, okul, yol, hastane ve enerji santrali hizmete girdi. Bütün bu olumlu gelişmeler, bazı yabancı gözlemciler ve Batılı liderler tarafından 'Sessiz Devrim' olarak adlandırıldı.</p><p>Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği&#39;ne giriş sürecinde ülke tarihinin dönüm noktası olarak nitelenen başarılı girişimlerine ek olarak, akılcı dış politikası ve yoğun ziyaret-temas trafiğiyle Kıbrıs sorununun kalıcı çözüme kavuşturulması ve dünyanın çeşitli ülkeleriyle verimli ilişkiler geliştirilmesi konularında önemli adımlar attı. Tesis edilen istikrar ortamı iç dinamikleri harekete geçirirken, Türkiye&#39;yi bir merkez ülke hline getirdi. Türkiye&#39;nin ticaret hacmi ve siyasal gücü, yalnız içinde bulunduğu coğrafî bölgede değil, uluslararası alanda da hissedilir düzeyde arttı.</p><p>Recep Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde %46,6 oy alarak büyük bir zafer kazanan AK Parti&#39;nin Genel Başkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin 60. Hükûmeti&#39;ni kurdu ve tekrar güvenoyu aldı.</p><p>Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2011 seçimlerinden de daha büyük bir zaferle çıktı ve % 49,8 oy alarak 61. Hükûmeti kurdu.</p><p>10 Ağustos 2014 Pazar günü, Türk siyasi tarihinde ilk kez doğrudan halkın oylarıyla ve ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi.</p><p>16 Nisan 2017 tarihindeki halk oylamasında kabul edilen Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanının partili olabilmesinin önünün açılmasının ardından Recep Tayyip Erdoğan, 21 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen 3. Olağanüstü Büyük Kongrede, kurucusu olduğu AK Parti&#39;nin Genel Başkanlığına yeniden seçildi.</p><p>24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %52.59 oy oranıyla yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.</p><p>16 Nisan 2017&#39;de kabul edilen Anayasa değişikliği ile hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi&#39;nin ilk Cumhurbaşkanı olarak 9 Temmuz 2018 tarihinde yemin ederek görevine başladı.</p><p>Recep Tayyip Erdoğan, evli ve 4 çocuk babasıdır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/recep-tayyip-erdogan_1607806567_Krb2um.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Recep Tayyip Erdoğan ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/recep-tayyip-erdogan_1607806567_Krb2um.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/mehmet-akif-ersoy/21/</link>
            <description><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy kimdir? İstiklal Marşı yazarı Mehmet Akif Ersoy'un hayatı.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/mehmet-akif-ersoy/21/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 04 May 2013 17:58:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Doğumu ve çocukluk yılları</strong></p><p>Mehmet kif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında İstanbul&#39;da, Fatih ilçesinin Karagümrük semtinde Sarıgüzel Mahallesi&#39;nde dünyaya geldi. Nüfusa kaydı doğumundan sonra babasının imamlık yaptığı ve ilk çocukluk yıllarını geçirdiği Çanakkale&#39;nin Bayramiç ilçesinde yapıldığı için nüfus kağıdında kif&#39;in doğum yeri Bayramiç olarak görünür. Annesi Buhara&#39;dan Anadolu&#39;ya göç etmiş bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım; Arnavut kökenli babası ise Kosova&#39;nın İpek kenti doğumlu, Fatih Camii medresesi hocalarından İpekli Tahir Efendi&#39;dir. Mehmet Tahir Efendi, ona ebcet hesabıyla doğum tarihini belirten 'Ragîf' adını verdi (hicri 1290). Babasının vefatına kadar Ragîf adını kullansa da bu isim yaygın olmadığı için arkadaşları ve annesi ona 'kif' ismiyle seslendi, zamanla bu ismi benimsedi. Çocukluğunun büyük bölümü annesinin Fatih, Sarıgüzel&#39;deki evinde geçti. Kendisinden küçük, Nuriye adında bir de kız kardeşi vardır.</p><p>Miladi 6 Mart 1913&#39;te yazdığı, 'Üç beyinsiz kafanın derdine, üç milyon halk' mısrasıyla başlayan ve kavmiyetçiliği eleştirdiği şiirinin sonunda 'Bunu benden duyunuz, ben ki, evet, Arnavud&#39;um... / Başka bir şey diyemem... işte perişan yurdum!..' mısralarıyla bizzat şiirinde kendisini Arnavut olarak tanıtmıştır.</p><p><strong>Öğrenim yılları</strong></p><p>İlköğrenimine Fatih&#39;te Emir Buhari Mahalle Mektebinde o zamanların deti gereği 4 yıl, 4 ay, 4 günlük iken başladı. 3 yıl sonra iptidai (ilkokul) bölümüne geçti ve babasından Arapça öğrenmeye başladı. Ortaöğrenimine Fatih Merkez Rüştiyesinde başladı (1892). Bir yandan da Fatih Camii&#39;nde Farsça derslerini takip etti. Dil derslerine büyük ilgi duyan Mehmet kif, rüştiyedeki eğitimi boyunca Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızcada hep birinci oldu. Bu okulda onu en çok etkileyen kişi, dönemin 'hürriyetperver' aydınlarından birisi olan Türkçe Öğretmeni Hersekli Hoca Kadri Efendi idi.</p><p>Rüştiyeyi bitirdikten sonra annesi medrese öğrenimi görmesini istiyordu ancak babasının desteği sonucu 1885&#39;te dönemin gözde okullarından Mülkiye İdadisine kaydoldu. 1888&#39;de okulun yüksek kısmına devam etmekte iken babasını kaybetmesi ve ertesi yıl büyük Fatih yangınında evlerinin yanması aileyi yoksulluğa düşürdü. Babasının öğrencisi Mustafa Sıtkı aynı arsa üzerine küçük bir ev yaptı, aile bu eve yerleşti. Artık bir an önce meslek sahibi olmak ve yatılı okulda okumak isteyen Mehmet kif, Mülkiye İdadisini bıraktı. O yıllarda yeni açılan ve ilk sivil veteriner yüksekokulu olan Ziraat ve Baytar Mektebine (Tarım ve Veterinerlik Okulu) kaydoldu.</p><p>Dört yıllık bir okul olan Baytar Mektebi&#39;nde bakteriyoloji öğretmeni Rıfat Hüsamettin Paşa pozitif bilim sevgisi kazanmasında etkili oldu. Okul yıllarında spora büyük ilgi gösterdi; mahalle arkadaşı Kıyıcı Osman Pehlivan&#39;dan güreş öğrendi; başta güreş ve yüzücülük olmak üzere uzun yürüyüş, koşma ve gülle atma yarışlarına katıldı; şiire olan ilgisi okulun son iki yılında yoğunlaştı. Mektebin baytarlık bölümünü 1893 yılında birincilikle bitirdi.</p><p>Mezuniyetinden sonra Mehmet kif, Fransızcasını geliştirdi. 6 ay içinde Kur&#39;an&#39;ı ezberleyerek hfız oldu. Hazine-i Fünun dergisinde 1893 ve 1894&#39;te birer gazeli, 1895&#39;te ise Mektep mecmuasında 'Kur&#39;an&#39;a Hitap' adlı şiiri yayımlandı, memuriyet hayatına başladı.</p><p><strong>Memurluk yılları</strong></p><p>Okulu bitirdikten hemen sonra Ziraat Bakanlığı&#39;nda (Orman ve Vaadin ve Ziraat Nezareti) memur olan Mehmet kif, memuriyet hayatını 1893–1913 yılları arasında sürdürdü. Bakanlıktaki ilk görevi veteriner müfettiş yardımcılığı idi. Görev merkezi İstanbul idi ancak memuriyetinin ilk dört yılında teftiş için Rumeli, Anadolu, Arnavutluk ve Arabistan&#39;da bulundu. Bu sayede halkla yakın temas halinde olma imknı buldu. Bir seyahati sırasında babasının doğum yeri olan İpek Kasabası&#39;na gidip amcalarıyla tanıştı. 1898 yılında Tophane-i mire Veznedarı Mehmet Emin Beyin kızı İsmet Hanım&#39;la evlendi; bu evlilikten Cemile, Feride, Suadi, Emin, Tahir adlı çocukları dünyaya geldi.</p><p>Mehmet kif, edebiyata olan ilgisini şiir yazarak ve edebiyat öğretmenliği yaparak sürdürdü. Resimli Gazete&#39;de, Servet-i Fünûn dergisinde şiirleri ve yazıları yayımlandı. İstanbul&#39;da bulunduğu sırada bakanlıktaki görevinin yanı sıra önce Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebinde (1906) kompozisyon (kitabet-i resmiye), sonra Çiftçilik Makinist Mektebinde (1907) Türkçe dersleri vermek üzere öğretmen olarak atandı.</p><p><strong>II. Meşrutiyet&#39;in etkisi</strong></p><p>II. Meşrutiyet ilan edildiğinde Mehmet kif, Umur-ı Baytar-iye Dairesi Müdür Muavini idi. II. Abdülhamid&#39;in istibdat rejiminin şiddetli bir muhalifiydi, hatta II. Abdülhamid&#39;in yüzünü gördüğünde bile midesinin bulandığını hatıralarında anlatır. Bunun etkisiyle, Meşrutiyet&#39;in ilanından on gün sonra arkadaşı rasathane müdürü Fatin Hoca&#39;nın yönlendirmesiyle, on bir arkadaşı ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. Ancak Mehmet kif, üyeliğe girerken edilen yeminde yer alan 'Cemiyetin bütün emirlerine, bilkayd ü şart (kayıtsız şartsız) itaat edeceğim' cümlesinde geçen 'kayıtsız şartsız' ifadesine karşı çıkmış, 'sadece iyi ve doğru olanlarına' şeklinde yemini değiştirtmişti. Cemiyetin Şehzadebaşı İlmiye Mahfelinde Arap edebiyatı dersleri veren kif, Kasım 1907&#39;de, Umur-i Baytariye Müdür Muavinliği görevini sürdürürken Darülfünun&#39;da edebiyat-i Osmaniye dersleri vermeye başladı.</p><p>II. Meşrutiyet&#39;in kif&#39;in hayatında en büyük etkisi, meşrutiyetle birlikte yayın dünyasına adım atması olmuştu. Daha önce bazı şiirleri ve yazıları birkaç gazetede yayımladıysa da eser yayımlamaya uzun süredir ara vermişti. Meşrutiyetin ilanından sonra, arkadaşı Eşref Edip ve Ebül&#39;ula Mardin&#39;in çıkardığı ve ilk sayısı 27 Ağustos 1908&#39;de yayımlanan Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarı oldu. İlk sayıda Fatih Camii şiiri yayımlandı. Ebül&#39;ula Mardin ayrıldıktan sonra dergi, 8 Mart 1912&#39;den itibaren Sebilü&#39;r-Reşad adıyla çıkmaya devam etti. kif&#39;in hemen hemen bütün şiir ve yazıları bu iki dergide yayımlandı. Gerek dergilerdeki yazılarında, gerekse İstanbul camilerinde verdiği vaazlarda Mısırlı bilgin Muhammed Abduh&#39;un etkisiyle benimsediği İslam Birliği görüşünü yaymaya çalıştı.</p><p>1910 yılında gerçekleşen Arnavutluk İsyanı onu çok üzmüş ve arkasından gelecek kötü olayları sezmişti. Balkanlar&#39;da artan düşmanlık duygularını ve doğabilecek isyanları önlemek için bir şeyler yapma arzusu duydu ancak Balkan Savaşı ile hüsrana uğradı. 1914&#39;ün başında iki aylık bir seyahate çıkarak Mısır ve Medine&#39;de bulundu. Mısır seyahati hatıralarını 'El Uksur&#39;da' adlı şiirinde anlattı.</p><p>1913&#39;te kurulan Müdafaa-i Milliye Cemiyeti&#39;nin halkı edebiyat yoluyla aydınlatma amacı güden neşriyat şubesinde Recaizade Ekrem, Abdülhak Hamid, Süleyman Nazif, Cenap Şahabettin ile beraber çalıştı. 2 Şubat 1913 günü Bayezid Camii kürsüsünde, 7 Şubat 1913 günü Fatih Camii kürsüsünde konuşarak halkı vatanı savunmaya çağırdı.</p><p><strong>Teşkilt-ı Mahsusa&#39;ya girmesi</strong></p><p>Balkan Savaşı&#39;ndan sonra, ilk olarak Umur-i Baytariye görevinden (1913), sonra yayınlarının hükûmetle uygun düşmemesi nedeniyle aldığı ikaz üzerine Darülfünun müderrisliği görevinden ayrıldı (1914). Yalnızca Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi&#39;ndeki görevine devam etti. Harbiye Nezareti&#39;ne bağlı Teşkilat-ı Mahsusa&#39;dan gelen teklif üzerine İslam birliği kurma gayesi güden Almanya&#39;ya (Berlin&#39;e) Tunuslu Şeyh Salih Şerif ile birlikte gitti (1914). İngilizlerle birlikte Osmanlı&#39;ya karşı savaşırken Almanlara esir düşmüş Müslümanların kamplarında incelemelerde bulundu ve farkında olmadan Osmanlı&#39;ya karşı savaşan bu Müslüman esirleri aydınlatmaya çalıştı. Fransız ordusundaki Müslümanlara yönelik yazdığı Arapça beyannameler cephelere uçaklardan atıldı. Almanya&#39;da iken yazdığı Berlin Hatıraları adlı şiirini dönünce Sebilürreşad&#39;da yayımladı.</p><p>İstanbul&#39;a döndükten sonra 1916 başlarında Teşkilat-ı Mahsusa tarafından Arabistan&#39;a gönderildi. Görevi, bu topraklardaki Arapları Osmanlı&#39;ya karşı kışkırtan İngiliz propagandası ile mücadele etmek için 'karşı propaganda' yapmaktı. Mehmet kif, Berlin&#39;deyken heyecanla Çanakkale Savaşı ile ilgili haberleri takip etmişti. On dört ay süren savaşın zaferle sonuçlandığı haberini Arabistan&#39;da iken aldı. Bu haber karşısında büyük coşku duydu ve Çanakkale Destanı&#39;nı kaleme aldı. Arabistan dönüşünde iki ay Lübnan&#39;da kalan Mehmet kif, 'Necid Çölleri&#39;nden Medine&#39;ye' şiirinde bu seyahatini anlattı.</p><p><strong>Drü&#39;l-Hikmeti&#39;l-İslmiye Cemiyeti&#39;ne girmesi</strong></p><p>Lübnan&#39;da yaşayan Mekke Emiri Şerif Ali Haydar Paşa&#39;nın daveti ile 1918&#39;de bu ülkeye giden kif, Lübnan&#39;da iken Şeyhülislamlığa bağlı Drü&#39;l-Hikmeti&#39;l-İslmiye Cemiyeti başktipliğine atandı. Ahmet Cevdet, Mustafa Sabri, Said Nursi gibi isimlerin kurduğu ve Osmanlı Devleti ile diğer İslam ülkelerinde çıkacak dini meseleleri halletmek, İslam aleyhindeki gelişmelere yanıt vermek amacıyla kurulan bu örgütte çalışırken bir yandan da Said Halim Paşa&#39;nın 'İslamlaşmak' adlı eserini Fransızcadan Türkçeye çevirdi.</p><p>Bu dönemde Anadolu toprakları işgale uğramış; Türk halkı Kurtuluş Savaşı&#39;nı başlatarak direnişe geçmişti. Bu harekete katılmak isteyen kif, Balıkesir&#39;e giderek 6 Şubat 1920 günü Zağnos Paşa Camii&#39;nde çok heyecanlı bir hutbe verdi. Halkın beklenmedik ilgisi karşısında daha birçok yerde hutbe verdi, konuşmalar yaptı ve İstanbul&#39;a döndü. Bu arada Sebilürreşad idarehanesi, Millî Mücadele&#39;ye katılmak için Anadolu&#39;ya geçmiş olanlarla İstanbul&#39;daki yakınlarının gizli haberleşme merkezi hline gelmişti. kif, Kurtuluş Savaşı&#39;nı desteklemesi nedeniyle 1920&#39;de Drü&#39;l-Hikmeti&#39;l-İslmiye Cemiyetindeki görevlerinden azledildi.</p><p><strong>İstikll Savaşı&#39;na katılışı</strong></p><p>İstanbul&#39;da rahat hareket etme olanağı kalmayan Mehmet kif, görevinden azledilmeden az önce oğlu Emin&#39;i yanına alarak Anadolu&#39;ya geçti. Sebilü&#39;r-Reşad&#39;ı Ankara&#39;da çıkarması için Mustafa Kemal Paşa&#39;dan davet gelmişti. TBMM&#39;nin açılışının ertesi günü olan 24 Nisan 1920 günü Ankara&#39;ya vardı. Millî Mücadele&#39;ye şair, hatip, seyyah, gazeteci, siyasetçi olarak katıldı. Ankara&#39;ya varışından bir süre sonra ailesini de yanına aldırdı.</p><p>Ankara&#39;ya geldiği günlerde, Mustafa Kemal Paşa Konya vali vekiline telgraf göndererek kif&#39;in Burdur milletvekili seçilmesini sağlamasını istemişti. Haziran ayında Burdur&#39;dan, temmuz ayında ise Biga&#39;dan mebus seçildiği haberi meclise ulaştı. kif, Burdur mebusluğunu tercih etti. Böylece 1920-1923 yılları arasında vekil olarak I. TBMM&#39;de yer aldı. Meclis kayıtlarında adı 'Burdur milletvekili ve İslam şairi' olarak geçmektedir.</p><p>Ankara&#39;ya varır varmaz ona verilen ilk görev, Konya Ayaklanması&#39;nı önlemek için halka öğütler vermek üzere Konya&#39;ya gitmekti, büyük gayretine rağmen Konya&#39;da kesin bir sonuca ulaşamadı ve Kastamonu&#39;ya geçti. Halkı, Türk Kurtuluş Savaşı&#39;na destek vermeye teşvik etmek için 1920 yılının Kasım ayında Kastamonu&#39;daki Nasrullah Camii&#39;nde verdiği ateşli vaaz, Diyarbakır&#39;da basıldı ve tüm vilayetlere ve cephelere dağıtıldı.</p><p>kif, Anadolu&#39;ya geçerken Eşref Edip&#39;e de arkasından gelmesini söylemişti. Eşref Edip, Sebilü&#39;r-Reşad dergisinin klişesini de alıp İstanbul&#39;dan ayrıldı. Son olarak 6 Mayıs 1921 günü derginin 463. sayısını yayımlamışlardı. kif derginin 464-466. sayılarını Eşref Edip ile beraber Kastamonu&#39;da yayımladı, 464. sayı o kadar ilgi gördü ki birkaç kere basılıp Anadolu&#39;ya ve askere dağıtıldı. 467. sayıdan itibaren yayıma Ankara&#39;da devam ettiler. Derginin etkisi o kadar büyüktü ki, yaydığı yoğun duyguların hkimiyetindeki Türk halkları etkilenmesinden korkan Rusya, gazetenin ülkeye girişini yasakladı.</p><p>1921&#39;de Ankara&#39;da Taceddin Derghı&#39;na yerleşen Mehmet kif, Burdur milletvekili olarak meclisteki görevine devam etmekteydi. O dönemde Yunanların Ankara&#39;ya ilerleyişi karşısında meclisi Kayseri&#39;ye taşımak için hazırlık vardı. Bunun bir dağılmaya yol açacağını düşünen Mehmet kif; Ankara&#39;da kalınmasını, Sakarya&#39;da yeni bir savunma hattı kurulmasını önerdi; teklifi tartışılıp kabul edildi. Taceddin Derghı&#39;nda kaldığı ev Mehmet Akif Ersoy Müzesi olarak ziyarete açıktır.</p><p><strong>İstikll Marşı&#39;nı yazması</strong></p><p>Aynı dönemde Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey&#39;in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. Konulan 500 liralık ödül nedeniyle başlangıçta katılmayı reddettiği bu yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet kif&#39;in yazacağı kanısı mecliste hkimdi. Mehmet kif&#39;in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. Şairin orduya ithaf ettiği İstikll Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hkimiyet-i Milliye&#39;de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45&#39;te ulusal marş olarak kabul edildi. kif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar&#39;ül Mesai vakfına bağışladı.</p><p><strong>Mısır yılları</strong></p><p>İstikll Madalyası ile ödüllendirilen Mehmet kif, 1922 yılında sağlık gerekçesi ile milletvekilliğinden istifa etti. 1923 yılının Mart ayının son günlerinde ortadan kaybolan yakın arkadaşı Trabzon Milletvekili Ali Şükrü&#39;nün Mustafa Kemal&#39;in Muhafız Alayı Kumandanı Topal Osman tarafından öldürüldüğünün anlaşılması üzerine kendine yeni bir yurt bulması gerektiğini hissetti. Bir süredir kendisini Mısır&#39;a davet eden Mısır Hıdivi Abbas Halim Paşa&#39;nın davetine uydu ve böylece kışlarını Mısır&#39;da geçirmeye başladı. Onun ülkeden ayrılışını 1924&#39;te hilfetin kaldırılması veya 1925 yılında çıkarılan Şapka Kanunu ile açıklayanlar vardır.</p><p>Akif, gitmeden önce Kur&#39;an&#39;ın mealini hazırlamak için Diyanet İşleri Başkanlığı ile anlaşma imzaladı. Kur&#39;an çevirisini yapabilecek tek adam olarak görüldüğünden Kur&#39;an&#39;ı Türkçeye tercüme işine girişmesi için 1908&#39;den itibaren yoğun bir ısrar vardı. Tercüme işine kesinlikle yanaşmayacağı anlaşılınca bir Kur&#39;an meali yazmak hususunda güçlükle razı edilmiştir.</p><p>En ünlü eseri Safahat, 1924 yılında Türkiye&#39;de basıldı. Birkaç sene yazları İstanbul&#39;da, kışları Mısır&#39;da geçiren Mehmet kif, 1926 kışından sonra Mısır&#39;dan dönmedi. Kahire yakınlarındaki Hilvan&#39;a yerleşti. Burada adeta inzivaya çekilerek Kur&#39;an meali üzerinde çalışmayı sürdürdü ancak ülkede ulusal din projesinin (Türkçe ezan-ibadet) hayata geçirilme projesini öğrenince kendi çalışmasının bu projede kullanılmasından çekinerek 1932&#39;de mukaveleyi feshetti. Diyanet İşleri Başkanlığı hem tercüme hem yorumlama işini Elmalılı Hamdi Efendi&#39;ye verdi. kif, kendi yazdıklarını dostu Yozgatlı İhsan Efendi&#39;ye teslim etti ve ölür de gelmezse yakmasını nasihat etti (Ekmeleddin İhsanoğlu&#39;nun babası).</p><p>Mehmet kif, Mısır yıllarında Kur&#39;an çevirisinin yanı sıra Türkçe dersleri vermekle meşgul olmuştu. Kahire&#39;deki 'Cmiat-ül Mısriyye' adlı üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi (1925-1936).</p><p><strong>Türkiye&#39;ye dönüşü ve vefatı</strong></p><p>Siroz hastalığına tutulunca hava değişikliği iyi gelir düşüncesiyle önce Lübnan&#39;a, sonra Antakya&#39;ya gitti fakat Mısır&#39;a hasta olarak döndü. 17 Haziran 1936&#39;da tedavi için İstanbul&#39;a döndü. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul&#39;da, Beyoğlu&#39;ndaki Mısır Apartmanı&#39;nda öldü. Edirnekapı Mezarlığı&#39;na gömüldü. Mezarı iki yıl sonra, üniversiteli gençler tarafından yaptırıldı; 1960&#39;ta yol inşaatı nedeniyle kabri Edirnekapı Şehitliği&#39;ne nakledildi. Mezarı, Süleyman Nazif ve arkadaşı Ahmet Naim Bey&#39;in mezarları arasındadır.</p><p>Mehmet kif&#39;e 1 Haziran 1936 tarihi itibarı ile 478 lira 20 kuruş emekli maaşı bağlanmıştır. Bu maaş 1936 yılı Ekim ayından itibaren ödenmeye başlanmış, toplu olarak 2976 lira almıştır. Emekli cüzdanının son sayfasında ise '600 lira borç' ibaresi yazılıdır. Bu borç düştükten sonra ise kalan kısım ailesine verilmiş ve Mehmet kif bundan iki ay sonra ölmüştür.</p><p><strong>Edebî hayatı</strong></p><p>Mehmet kif, şiir yazmaya Baytar Mektebinde öğrenci olduğu yıllarda başladı. Yayımlanan ilk şiiri Kur&#39;an&#39;a Hitap başlığını taşır. 1908&#39;den itibaren aruz ölçüsü kullanarak manzum hikyeler yazdı. Hikyelerinde halkın dert ve sıkıntılarını anlattı. Balkan Savaşı yıllarından itibaren destansı şiirler yazmaya başladı. İlk büyük destanı, 'Çanakkale Şehitlerine' başlıklı şiiridir. İkinci büyük destanı ise Bursa&#39;nın işgali üzerine yazdığı 'Bülbül' adlı şiiridir. Üçüncü olarak da 'İstikll Marşı'nı yazarak İstikll Savaşı&#39;nı anlatmıştır.</p><p>'Sanat, sanat içindir.' görüşüne karşı çıkan Mehmet kif, dinî yönü ağırlıkta bir edebiyat tarzı benimsemişti. Edebiyat dili olarak Millî Edebiyat akımına karşı çıktı ve edebiyatta Batılılaşma konusunda Tevfik Fikret ile çatışmıştır.</p><p><strong>Eserleri</strong></p><p>Şairin Safahat adı altında toplanan şiirleri, sekiz kitaptan oluşmuştur. Şair, İstikll Marşı&#39;nı Safahat&#39;a koymamıştır. Nedenini ise şöyle açıklar: 'Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm.'</p><p><strong>1-Kitap: Safahat </strong>(1911) - Kırk dört manzume içerir. Siyasal olaylar, mistik duygular, dünyevi görevlerden bahsedilir.<br><strong>2-Kitap: Süleymaniye Kürsüsünde</strong> (1912) - Süleymaniye Camii&#39;ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, kürsüde Seyyah Abdürreşit İbrahim&#39;in konuşturulduğu uzun bir bölümle devam eder.<br><strong>3-Kitap: Hakkın Sesleri</strong> (1913) - Topluma İslami mesajı yaymaya çalışan on manzumedir.<br><strong>4-Kitap: Fatih Kürsüsünde</strong> (1914) - Fatih Camii&#39;ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, vaizin uzun konuşması ile devam eder.<br><strong>5-Kitap: Hatıralar</strong> (1917) - kif&#39;in gezdiği yerdeki izlenimleri ve toplumsal felaketler karşısında Allah&#39;a yakarışını içerir.<br><strong>6-Kitap: Asım</strong> (1924) - Hocazade ile Köse İmam arasındaki konuşmalar şeklinde tasarlanmış tek parça eserdir.<br><strong>7-Kitap:Gölgeler</strong> (1933) - 1918-1933 arasında yazılmış 41 adet manzumeyi içerir. Her biri, yazıldıkları dönemin izlerini taşır.<br><strong>8-Kitap: Safahat</strong> (Toplu Basım) (ilki 1943) - Yedi safahatını bir araya getirir.</p><p>Mehmet kif Ersoy&#39;un ölümünün 75. ve İstikll Marşı&#39;nın kabulünün 90. yılı olması nedeniyle 2011 yılı T.C. Başbakanlığı tarafından 'Mehmet Akif Ersoy Yılı' olarak ilan edilmiştir. Yıl boyunca yapılacak çalışmaların sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiştir.</p><p>KAYNAK: wikipedia</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mehmet-akif-ersoy_1607805653_yaEIVA.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mehmet Akif Ersoy ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/mehmet-akif-ersoy_1607805653_yaEIVA.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Şehit Şerife Bacı]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/sehit-serife-baci/20/</link>
            <description><![CDATA[Şerife Bacı, 1921 yılının Aralık ayında ağır kış şartları nedeniyle henüz 21 yaşındayken donarak şehit olmuştur.]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/sehit-serife-baci/20/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Sat, 02 Mar 2013 17:12:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>&quot;Dünyada hiçbir milletin kadını: &#39;Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim&#39; diyemez&quot; diyen Ulu Önder, Anadolu kadınının milletin kurtuluş mücadelesinde ne denli önemli bir rol oynadığını bildirmiştir bizlere. İşte bu kurtuluş mücadelesinde yıldız gibi parlayan Anadolu kadınlarından bir tanesi: Şehit Şerife Bacı&hellip;</p><p>Peki, kimdir Şerife Bacı, kimdir bu yıldız, milletini kurtuluşa götüren yolda aydınlık olan. Adı: Şerife, derdi hürriyet, memleketi Anadolu&#39;nun şirin köşesi Kastamonu. Kocası Birinci Cihan Harbi&#39;nde şehadet şerbetini içmiş bir er, kendisi de bağımsızlık yolunda canını veren bir nefer&hellip; Anadolu işgal altında, her yer z&acirc;lim saldırısında&hellip;Yeni bir hükümet kurulur. Ankara&#39;da ve bu hükümetin ordusuna mühimmat lazımdır mutlaka&hellip;</p><p>Peki, nereden gelecek bütün bunlar bu darlıkta. Anadolu bu düşünceler altındayken İstikl&acirc;l Yolu açılır. Kastamonu-İnebolu&#39;dan Ankara&#39;ya. İstanbul&#39;dan deniz yoluyla İnebolu&#39;ya gelen cephaneler buradan kağnılar vasıtasıyla Ankara&#39;ya ulaştırılır. Ancak, yol çetin, yol zorlu, yol soğuk&hellip;</p><p>Erkekleri cephede olan kadınlar bu görevde gönüllü sayarlar kendilerini. Görevleri kağnılarla İnebolu&#39;ya gitmek, oradan aldıkları cephaneyi Kastamonu&#39;daki kışlaya teslim etmektir. Şerife Bacı da bu gönüllü bacılardan bir tanesidir. Köyünden iki öküzünü koştuğu kağnısıyla ve kucağında yetim Elif bebeğiyle yola düşer diğer köylülerle ve İnebolu&#39;ya gelir. Buradan mühimmatı alır ve kafile ile birlikte yolculuğa başlar. Yolculuk başta iyi başlamıştır; ancak Küre Dağları&#39;na varıldığında işin seyri değişir. Karlı tepeleri aşmakta zorlanır kağnılar. Bu esnada Şerife Bacı&#39;nın cılız öküzlerinden birisi de bu zorluğa dayanamayarak yolda kalır. Şerife Bacı öküzün yerine kendini koşar kağnıya ama kendi grubu çok yol almıştır bu esnada. Var gücüyle çeker kağnıyı Şerife Bacı ama yetişemez arkadaşlarına, hatta arkasından gelen bir başka köyün grubu da gelir geçer yanından. Bu esnada kar şiddetini iyice arttırmıştır. Elif bebek açlığın ve soğuğun verdiği acıyla ağlar da ağlar...</p><p>Ağlamaktan ve yorgunluktan sesi kısılır ama yine de ağlar&hellip;</p><p>Şerife Bacı kızının sesini duyamayınca bir an, korku ile mermilerin üzerinde battaniyenin altında yatan Elif bebeğe koşar. Korktuğu olmamıştır. Ancak; Elif bebeği bitap düşmüştür, neredeyse canını teslim etmek üzeredir soğuktan. Yağan kar da mermileri iyiden iyiye ıslatmaya başlamıştır. Yapacak bir şey kalmamıştır artık Şerife Bacı için. Kendini kızının üzerine örter, ona anne şefkati ile sıcacık bir kucak hazırlar. Sadece Elif bebeğe değildir bu annelik, altındaki mermileredir de&hellip;</p><p>Onların da üzerini örtmüştür bedeniyle&hellip;</p><p>Islanmasınlar ve hatta donmasınlar diye. Üzerine ıslak battaniyeyi örter, kendini ve kağnısındakileri Allah&#39;a ve koşuktaki tek öküzüne emanet ederek yoluna devam eder&hellip; Kastamonu kışlasının önünde tek öküzlü bir kağnı durur ertesi günün sabahında. Askerler merak eder bu kağnıyı, nasıl gelmiştir onca yolu tek başına. Bu merakla giderler kağnıya ve kaldırırlar battaniyeyi&hellip; Orada Şerife Bacı&#39;nın şehit olmuş bedenini görürler. Bu esnada kağnının içinden bir bebek sesi gelir. Ağlayan Elif&#39;tir, ağlayan askerlerdir, ağlayan Mehmetçiktir, ağlayan Anadolu&#39;dur aslında&hellip;</p><p>Şerife Bacı, o emsalsiz kadın, kendini mermilere siper etmiş ve onlar yerine kendisi soğuktan donarak can vermiş, şehadet şerbetini içmiştir. Kastamonu&#39;da ve Anadolu&#39;da bir kurtuluş abidesidir Şehit Şerife Bacı. Atatürk&#39;ün: &quot;Gözüm cephede, kulağım İnebolu&#39;da&quot; sözünün mensubudur Şehit Şerife Bacı. Ve Anadolu coğrafyasındaki her kadın gibi vatan sevgisiyle can vermiştir Şehit Şerife Bacı. Ruhu ş&acirc;d olsun&hellip;</p><p>Vatan sağ olsun&hellip;</p><p>KAYNAK: Muhammed Kamil YAYKAN kastamonu.gov.tr</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sehit-serife-baci_1607799889_3FGnS5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Şehit Şerife Bacı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sehit-serife-baci_1607799889_3FGnS5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hazreti Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/hazreti-pir-seyh-saban-i-veli-hazretleri/19/</link>
            <description><![CDATA[Hazreti Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri kimdir? Nerede doğmuştur? Nerede eğitim almıştır? Şeyhi kimdir? Kabri nerededir?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/hazreti-pir-seyh-saban-i-veli-hazretleri/19/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Wed, 20 Feb 2013 23:52:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri (k.s.), Kastamonu&#39;nun Taşköprü ilçesinin Gökçeağaç Bucağına bağlı Çakırçayı Köyü&#39;nün Cimd&acirc;r Mahallesi&#39;nde dünyaya geldi. Hz. Pir&#39;in doğum tarihi hakkında kesin bilgilerimiz olmamakla birlikte müze kayıtlarında M. 1497 tarihine rastlanmıştır. Ancak bu bilginin yanındaki notta bu tarihin kesin olmadığı ifade edilmiştir. Sefine-i Evliya&#39;da ise doğum tarihinin M. 1499 yılına kaydedilmesi Pir&#39;in 1490&#39;lı yıllarda dünyaya gelmiş olabileceğini gösterir.</p><p>Hz. Pir Şaban-ı Vel&icirc; (k.s.), henüz dünyaya gelmeden babasını kaybettiği için yetim, üç yaşlarında iken annesi vefat ettiğinden öksüz kalır. Daha sonraki hayatı, hayırsever bir hanımın yanında geçer. Bu hanım, Şaban Efendi&#39;yi, manevi evl&acirc;tlığa kabul etmekle birlikte tahsilini yapmasında maddi ve manevi yardımlarını esirgemez. Hatta tahsilini tamamlaması için İstanbul&#39;a gönderir.</p><p>Hz. Pir, ilk tahsilini Taşköprü&#39;de yapar. Akl&icirc; ve nakl&icirc; ilimleri özellikle Kuran, hadis, tefsir ilimlerinde bilgilerini derinleştirmek için Kastamonu&#39;ya gelir. Ancak memleketindeki tahsille yetinmeyerek ilim ve fazilet diyarı olan İstanbul&#39;a gider ve <br />tahsilini İstanbul Fatih Medreseleri&#39;nde tamamlar. Öğrenim yıllarında güzel ahl&acirc;kı, ağırbaşlılığı ve çalışkanlığı ile hocalarının teveccühüne mazhar olur.</p><p>Şaban Efendi (k.s.), zahiri ilimlerle tatmin olmaz ve irfan yolunda kendini irşat edecek bir mürşid-i k&acirc;mil aramaya başlar. İstanbul&#39;daki bazı şeyhlere halini arz etmesine rağmen gönlü bir türlü bunlara meyletmeyerek arayış içinde ilah&icirc; hidayeti gözlemek yolunu tutar. Bu arada Fatih Medreseleri&#39;nden icazetnamesini de alır. Hocalarının medresede müderris olarak kalma teklifine karşılık, kararını vermek için müddet ister.</p><p>O gece istiharesinde bir sesle: &quot;Sılaya dön, sana kurtuluş oradadır&quot; diye emir verilir. Memleketine dönmek için manen işaret alan Şaban Efendi, hocalarıyla hel&acirc;lleşerek bir arkadaşıyla birlikte Bolu üzerinden Kastamonu&#39;ya gitmek üzere yola çıkar. Sılaya giderken yol üzerinde bulunan adını ve methini duyduğu Hayreddin Tokad&icirc; Hazretleri&#39;ni ziyaret etmek ister.</p><p>Hz. Pir Şaban-ı Vel&icirc; (k.s.), Tokad&icirc; Hazretleri hakkında bazı bilgiler edinmiştir. Bolu&#39;ya yaklaştığı zaman Bolu&#39;dan İstanbul yoluna doğru gitmekte olan iki derviş görür.</p><p>Karşılaştığı dervişler:</p><p>-Azizimiz Hayreddin-i Tokad&icirc; Hazretleri: &quot;Kastamonulu Şaban Efendi, İstanbul&#39;dan dönüyor, onu alın derg&acirc;ha getirin&quot; buyurdu. Biz, İstanbul&#39;dan gelen Kastamonulu Şaban Efendi&#39;yi bekliyoruz derler.</p><p>Bunun üzerine Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri:</p><p>-Kastamonulu Şaban benim, der ve iki dervişle Hayreddin-i Tokad&icirc; Hazretleri&#39; nin derg&acirc;hına gitmek üzere yola koyulur.</p><p>Akşam üstü Tokad&icirc; Hazretleri&#39;nin huzuruna varırlar. Yatsı namazlarını tekkede kıldıktan sonra oradaki zikir halkasına katılırlar. Zikir biter, dua ve niyazlarda bulunulur. Ancak Şaban Efendi, bir türlü kendinde kalkacak derman bulamaz. Üç gün bu böyle devam eder ve onlar üç gün derg&acirc;hta misafir kalırlar.</p><p>Üçüncü gün Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri&#39;nin arkadaşı:</p><p>-Üç gündür burada kaldık. Artık destur isteyelim, deyince</p><p>Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri, gözlerinde biriken yaşları silerek:</p><p>-Kardeşim! Onlar, bir zincir-i taifedir. &Acirc;şıklar kendi taraflarına ve silsilelerine çekerler. Onların cezbeleri galip geldi. Var, sen güle güle git. Bana burada kalmak göründü, deyip arkadaşını uğurlar.</p><p>Tokad&icirc;&#39;nin derg&acirc;hında kalan Hz. Pir Şaban-ı Vel&icirc;, Hayreddin-i Tokad&icirc; Hazretleri&#39;ne b&icirc;at eder. Tam on iki sene Tokad&icirc; Hazretleri&#39;nin rahle-i irşadında kalır ve canla, gönülle hizmete talip olur. Nefsini ve ruhunu mürşidi yoluna adar. Sonunda mazhar-ı hil&acirc;fet olur. Hayreddin Tokad&icirc; Hazretleri, hil&acirc;fet duasını yaptıktan sonra ona icazet vererek:</p><p>-Sana hil&acirc;fet verildi, memleketine dön! İrşat soframızı orada kurarak &acirc;şık ve sadıkları irşat edip tarikatı neşrediniz buyurur.</p><p>Şeyhi Tokad&icirc; Hazretleri&#39;nin emriyle Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri, Bolu&#39;dan Kastamonu&#39;ya gitmek üzere yola çıkar. Ancak yolda gönlünden: &quot;Kastamonu&#39;ya gitmesine gideceğim, ama halk benden keramet bekleyecektir. Vel&icirc;lerden keramet beklemek, insanın fıtratında vardır, oysa ben, kendimde böyle bir varlık ve bir güç göremiyorum&quot; diye geçirir.</p><p>Sonra arkadaşına:</p><p>-Ben, Bolu&#39;ya azizimin yanına geri döneceğim, Kastamonu&#39;ya azizim için gidiyordum der.</p><p>Arkadaşı:</p><p>-Şaban Efendi, sana şunu söyleyeceğim: &#39;Senin şeyhin Tokad&icirc; Hazretleri&#39;nden şüphen var mı? Madem ki, sana irşat görevi verdi, demek ki sen de o yeteneği gördü&#39; der.</p><p>Bu sözün üzerine Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri:</p><p>-O ne demektir? Benim şeyhim &#39;Sultanlar Sultanı&#39;dır. Benim bu konuda ne şüphem olabilir ki? diye cevap verir.</p><p>Arkadaşı:</p><p>-Peki, öyleyse Kastamonu&#39;ya gitmekte niye tereddüt ediyorsun? Hazret neyi buyurmuşsa sen onu yap, diye arkadaşının lisanından Hayreddin Tokad&icirc; Hazretleri konuşur.</p><p>Hal böyle olunca Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri, yoluna devam eder ve 1530 yıllarında Kastamonu&#39;ya varır.</p><p>Hz. Pir&#39;in şehre gelişi hakkında pek çok rivayetler söylenir. Bunlardan biri şöyle anlatılır:</p><p>O zamanlar Kastamonu&#39;da Hacı Bayram-ı Vel&icirc; Hazretleri&#39;nin soyundan İsa Dede vardı. Onun ermişliği halkın dilinde gezerdi. Bir gün İsa Dede, dervişleriyle otururken başını uzaklara doğru kaldırıp:</p><p>-Canlar! Bolu yöresinden bir k&acirc;mil boyacı geliyor. Varın karşı çıkın, ağırlayın onu, der.</p><p>Dervişler, yola düzülürler. Derbent adlı yere kadar yürürler. Ancak ortalıkta bir can göremezler. Az sonra uzaktan yavaş yavaş kendilerine doğru gelen bir hay&acirc;l belirir. Yaklaşınca fark ederler. İçlerinden biri Hz. Pir&#39;i yeninden tutar.</p><p>-Sel&acirc;münaleyküm! Nereden gelip nereye gidiyorsunuz? der.</p><p>Hz. Pir:</p><p>-Hak&#39;tan geldik Hakk&#39;a gideriz, buyurur.</p><p>Kalabalık onun Şaban Efendi olduğunu anlayamaz. İsa Dede&#39;nin söylediği k&acirc;mil boyacı bu değil, diyerek geri dönerler.</p><p>Bir rivayete göre: Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri, şehre yakın bir yerde bulunan içi boşalmış bir çınarın gövdesinde halvete girer. Burada ibadet ve taatla meşgul olur.</p><p>Aradan üç beş gün geçer. Dervişler, bekledikleri İsa Dede&#39;nin bahsettiği kendilerini irşat edecek o k&acirc;milin, o büyük insanın konuştukları halde tanıyamadıkları yolcu olduğunu anlarlar. Bir grup Kastamonu&#39;lu, tekrar o yere dönerek çınarın dibine gelir:</p><p>-Efendim, biz burada sizin hasretinizle yanıp tutuşuyoruz. Gelin artık, diyerek Şaban Efendi&#39;yi çağırırlar.</p><p>Şaban Efendi, davete uyarak halvete girdiği ağacın gövdesinden çıkar ve kendisini çağıranlarla beraber yürümeye başlar.</p><p>İşte o zaman günlerce bu seçilmiş insanı bağrında barındıran ağacın ondan ayrılmaya dayanamayarak ardınca gelmekte olduğu görülür. Bu hali görenler, büyük bir heyecan ve hayret içinde kalırlar. Böyle bir durumla karşı karşıya kalan Şaban Efendi de başını hafifçe geriye çevirerek:</p><p>-Esrarımızı seninle paylaştıksa sırrımızı faş et, demedik diyerek ağacı durdurur.</p><p>Velhasılı pek çok rivayet olmakla beraber bunlar, aklın maverası yani aklın ötesidir. Keramat-ı ilahiyyedir.</p><p>Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri, Kastamonu&#39;ya gelişinin ilk zamanları, Seyyid Sünnet&icirc; Mescidi yakınlarındaki Cemaleddin Cami avlusuna iner. Bir süre burada münzev&icirc; bir hayat geçirir. Seyyid Sünnet&icirc; Mescidi&#39;nde bulunan halvethanelerin birinde erbaine niyet eder ve erbaini tamamlar. Onun kemalatının farkına varan halk, Hz. Pir&#39;in sohbetlerine iştirak eder. Ancak o tarihlerde mescidin şehrin dışında bulunması nedeniyle Şaban Efendi&#39;yi Honsalar Mahallesi&#39;ndeki Honsalar Cami&#39;ne davet ederler. Şaban Efendi, bu camide va&#39;z ve nasihat ve irşat ile meşgul olur. Daha sonra çıkan yangında Honsalar Cami yanar. Camiyi yeniden yaptırmak isteyen dervişlere Şaban Efendi izin vermeyerek: &#39;Bu yanıkta bir hikmet vardır,&#39; buyurur.</p><p>Yangının ardından Şaban Efendi, Hisarardı Seyyid Sünnet&icirc; Mescidi&#39;ne yakın bir eve taşınır ve irşat görevini Seyyid Sünneti Hazretleri&#39;nin yaptırdığı derg&acirc;hta devam eder. Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri&#39;nin irşadı o dereceyi bulur ki, d&acirc;r-ı bekaya erinceye kadar üç yüz atmış halife yetiştirir.</p><p>Hz. Pir (k.s.), M. 1569 yılında Hakk&#39;a yürür. Kendi derg&acirc;hının bahçesine defn edilir. Şu anda Hz. Pir Külliyesi içinde medfundur. Kabr-i şerifleri, çok müzeyyen olmakla beraber kabrinin etrafında kendinden sonra gelen, ondan fazla azizanın kabirleri, aynı kubbe altındadır.</p><p>Şaban Efendi (k.s.) kısa sürede Kastamonu halkı tarafından gerek İstanbul medreselerindeki ilm-i zahiriyle gerek tahsilinden sonraki Hayreddin Tokad&icirc; Hazretleri&#39;nin yanında gördüğü manevi eğitim ve terbiyenin sonucu safiyete erişmiştir. Yüzlerce derviş kendisinden feyz almıştır.</p><p>Hz. Pir hakkında pek çok kitaplar yazılmıştır. Duyulmasını istemediği h&acirc;l ve keramatı, birçok kişi tarafından zahir olmuştur.</p><p>Bunlardan biri, şöyle anlatılır:</p><p>Kastamonu&#39;ya varınca bir derg&acirc;h açmış, halktan birisi gelip</p><p>-Sen ne iş görürsün, demiş?</p><p>Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri:</p><p>-Kalp kalaylarım, diye buyurmuş.</p><p>Vatandaş, onu kap kalaylarım diye anlamış ve evine gidip bir çuval bakır kap getirerek:</p><p>-Şunları kalaylayıver, demiş.</p><p>Pir Şaban-ı Vel&icirc; Hazretleri:</p><p>-Biz kalp dedik, ama sen kap anlamışsın. Neyse zahmet etmişsin, getirmişsin. O işi de görüverelim. Yarın gel, al demiş. Ertesi günü çuvalın ağzı bile açılmadığı halde çuvalın içindeki kapların pırıl pırıl olduğu görülmüş.</p><p><strong>ŞEYH ŞABAN-I VELİ KÜLLİYESİ</strong></p><p>Seyyid Sünneti Efendi tarafından 1490 Miladi yılından önce vücuda getirilmiştir. Külliye bünyesinde cami, türbe, dergah, kütüphane, asa suyu ve şadırvan ile dergah evleri mevcuttur. Vakıflar İdaresine tescillidir.</p><p><strong>Dergah Evleri: </strong>Cami ile aynı tarihlerde caminin banisi tarafından yaptırıldığı tahmin edilen dergah, 1261/1845 yılında Sultan Abdülmecid&#39;in emriyle Kastamonu Kaymakamı Salih Ağa tarafından esaslı şekilde tamir edilmiş, alt yapılar yenilenmiş ve ihata duvarıyla külliye çevrilmiştir. Günümüze ulaşan iki konak ve ortasındaki müze binası 1318/1900 yılında Azdavaylı Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır.</p><p>Müze olarak kullanılan ortadaki binada Hz. Pir şeyh Şaban-ı Veli&#39;nin özel eşyaları, dini-tarikat eşyaları ile Kastamonulu hattatlara ait hat eserleri sergilenmektedir.</p><p><strong>Camii:</strong> Seyyid Sünneti Efendi tarafından 1490 Miladi yılından önce yaptırılmıştır. Caminin ilk şekli bilinmemektedir. 988/1580 yılında Sultan 3. Murad&#39;ın hocası ve mürşidi Şuca Efendi, Seyyit Sünneti Efendi mescidini genişleterek bugünkü haliyle camiyi yaptırmıştır. Cami, 1702, 1748 ve 1950 yıllarında tamir görmüştür. İbadete açıktır.</p><p><strong>Türbe:</strong> Ömer Kethüda ve Ulema ile Halk tarafından 1020/1611 yılında yaptırılmıştır. Sultan Ahmed&#39;in şehzadesi Sultan Osman zamanında Ömer Kethüda yapımına başlamış, ancak yersiz harcama ve israf bahanesiyle Nasuh Paşa tarafından idam edilince inşaat yarım kalmıştır. İki yıl sonra ulema ve halkın katkıları ile tamamlanmıştır. Türbeye doğu tarafından açılan tali kapı, Vezir Kurşuncu zade tarafından 1028/1618 yılında yaptırılmış ve harem denen bir bölüm eklenmiştir.</p><p><strong>Kütüphane: </strong>Türbe ile aynı tarihlerde yapılmıştır. Dolayısıyla banisi de türbenin banileri olmalıdır. Günümüzde alt katı ibadethane, üst katı ise dernek odası olarak kullanılmaktadır.</p><p><strong>Asa Suyu:</strong> Mehmet Feyzi Efendi: &ldquo;Nuh Tufanı&#39;nda Cebrail (A.S.) Kabe civarından dört avuç toprak alarak dünyanın dört ayrı yerine atmıştır. Bu yerlerden birisi de Hz. Pir civarıdır. Nitekim bölgenin taşlık yapısı Mekke kayalıklarına benzediği gibi ASA SUYU&#39;nun tad ve kokusu da ZEMZEM ile aynıdır&rdquo; demiştir.</p><p><strong>Şadırvan: </strong>Fatma Hanım tarafından 1318/1900 yılında yaptırılmıştır. 1318 yılının Recep ayının ilk gününde yaptırıldığı rivayet edilmektedir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hazreti-pir-seyh-saban-i-veli-_1607801028_t3cNbO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hazreti Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hazreti-pir-seyh-saban-i-veli-_1607801028_t3cNbO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Metin Şahin]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/metin-sahin/18/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Metin Şahin kimdir?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/metin-sahin/18/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Thu, 07 Feb 2013 22:43:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Prof. Dr. Metin Şahin, 1963 yılında Konya&#39;da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Konya&#39;da tamamladı. 1987 yılında Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümünden mezun olan Şahin, 1988 yilinda Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümüne öğretim görevlisi olarak atandı. 1992 yılında Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisansını, 2002 yılında ise Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktorasını tamamlayarak 2003 yılında Yrd. Doç. Dr. unvanını aldı. 2013 yılında Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda yapılan doçentlik sınavında da başarılı olan Metin Şahin, 'Doçent' ünvanını almaya hak kazandı. 2019 yılı nisan ayı itibariyle Prof. Dr. unvanını alan Metin Şahin, temmuz ayı itibariyle Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı olarak atanmıştır.</p><p>Çeşitli üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Bölümlerinde taekwondo branşının seçmeli ders olarak okutulmasında ve yüzlerce taekwondocunun bu bölümlere girmesinde büyük katkıları oldu. Avrupanın değişik ülkelerinde uzun süre taekwondo ile ilgili seminerler veren Şahin, birçok uluslararası makale ve yayınla taekwondo sporuna bilimsel alanda da destekte bulundu.</p><p>Metin Şahin&#39;in 1973 yılında cimnastikle başlayan spor hayatı, 1975 yılında taekwondoyla devam etti. 1982 yılındaki Türkiye Şampiyonluğunun ardından, 1983 yılında milli takıma sporcu olarak girdi ve uzun yıllar milli takım kaptanlığı yaptı. Bir çok kez çeşitli medya organları tarafından yılın sporcusu seçilen Metin Şahin, uzun yıllar dünyanın en başarılı sporcuları arasında yer aldı.</p><p>2003 yılı kasım ayında Taekwondo Federasyon Başkanlığı görevine gelmesinin ardından, 2004 yılı ağustos ayında Dünya Taekwondo Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine atandı. 2005 yılı mayıs ayında yapılan WT Olağanüstü Kurulunda yeniden Dünya Taekwondo Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine ve Dünya Taekwondo Federasyonu Gençler Komitesi Başkanlığına seçilen Şahin, 25 Ekim 2007 tarihinde Azerbaycan&#39;da yapılan Avrupa Taekwondo Birliği Yönetim Kurulu Seçimlerinde de Avrupa Taekwondo Birliği Yönetim Kurulu Üyeliğine ve Balkan Ülkeleri Taekwondo Birliği Başkanlığına seçildi.</p><p>14 temmuz 2013&#39;de Meksika&#39;nın Puebla kentinde yapılan Dünya Taekwondo Federasyonu seçimlerinde avrupa kıtası adayları arasından en yüksek oyu alarak dördüncü kez ve 2017 yılına kadar yönetim kurulu üyeliğine seçildi. 2013 yılının ağustos ayında Bükreş&#39;te yapılan Avrupa Taekwondo Birliği seçimlerinin ardından asbaşkan olarak atandı.</p><p>Metin Şahin aynı zamanda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve UNESCO Beden Eğitimi ve Spor Komisyonu ile Türkiye Spor Bilimleri Derneği üyesidir.</p><p>1985 ile 1991 yılları arasında bir çok ulusal gazeteler tarafından yılın sporcusu ödüllerini kazandı. Sporculuk döneminde 1988 Seul Olimpiyatlarında kürsüye çıkıp olimpiyat madalyasını boynuna takan Şahin, 1985&#39;de Kore&#39;de yapılan Dünya Şampiyonasında dünya ikinciliğini, 1991&#39;de Yunanistan&#39;da yapılan Dünya Şampiyonasında ise dünya üçüncülüğünü elde etti. 1985&#39;de Akdeniz Kupası şampiyonluğunu, 1986 ve 1990&#39;da Avrupa şampiyonluğunu ve 1988&#39;de Avrupa ikinciliğini elde ederken, Avusturya, Belçika, Finlandiya, Kıbrıs, Japonya, Almanya, Yugoslavya, Danimarka ve Yunanistan gibi ülkelerde düzenlenen şampiyona ve turnuvalarda birçok birincilik kazandı.</p><p>Metin Şahin, halen Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde Dekan olarak görev yapmaktadır.</p><p><strong>ULUSLARARASI BAŞARILARI</strong></p><p>1. 5. Avrupa Şampiyonası 26-28/10/1984 ALMANYA 2.<br>2. Antalya Turnuvası 13-15/04/1984 ANTALYA 1.inci<br>3. Avusturya-Türkiye İkili Turn. 04.07.1984 AVUSTURYA 1.<br>4. Belçika Turnuvası 13.05.1984 BELÇİKA 1.<br>5. 1. Akdeniz Kupası 01-02/05/1985 YUGOSLAVYA 1.<br>6. 7. Dünya Şampiyonası 04-08/09/1985 KORE 2.<br>7. Helsinki Turnuvası 13-14/04/1985 FİNLANDİYA 3.<br>8. Kıbrıs Turnuvası 25-26/05/1985 K.K.T.C. 1.<br>9. 1. ETU Başkanlık Kupası 28-30/03/1986 İZMİR 1.<br>10. Avrupa Şampiyonası 03-05/10 1986 AVUSTURYA 1.<br>11. Belçika Turnuvası 18.05.1986 BELÇİKA 1.<br>12. Belçika Turnuvası 28.02.-01.03.1987 BELÇİKA 1.<br>13. 7. Avrupa Şampiyonası 26-29/05/1988 ANKARA 2.<br>14. 100.Yıl Dostluk Turnuvası 20-26/06/1990 JAPONYA 1.<br>15. 8. Avrupa Şampiyonası 16-21/11/1990 DANİMARKA 1.<br>16. 10. Dünya Şampiyonası 28.10-03.11.1991 YUNANİSTAN 3.<br>17. Olimpiyat Oyunları 1988 KORE/SEUL 3.</p><p><strong>YILIN SPORCUSU ÖDÜLLERİ</strong></p><p>1985 Milliyet Gazetesi Yılın Sporcusu<br>1986 Milliyet Gazetesi Yılın Sporcusu<br>1986 Tercüman Gazetesi Yılın Sporcusu<br>1991 Milliyet Gazetesi Yılın Sporcusu<br>1991 Zaman Gazetesi Yılın Sporcusu<br>1991 Renault Mais Yılın Sporcusu</p><p><strong>BİLİMSEL YAYINLARI</strong></p><p>1. Yüksek Lisans Tezi : 1992. 9-12 yas Çocuklarda Taekwondo Öğretim Yöntemleri<br>2. Doktora Tezi : Taekwondo Eğitimi Alan Taekwondocularin Taekwondo Sporunu Algılamaya Yönelik Tutumlarının Bazı Değişkenler Açısından Karsılaştırmalı Olarak incelenmesi. (Yardımcı Ders Kitabi olarak yayınlanmış, Nobel yayınları ISBN: 975-591-430-7)</p><p><strong>YAYINLAR</strong></p><p>1. Taekwondo Öğretiminin 9-12 Yas Çocuklarda Gelişime etkisi. (Yüksek Lisans Tezinden Derleme.) S.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi. Yıl: 2000,Sayı: 2, Konya<br>2. Taekwondo Eğitimi Alan Taekwondocuların Taekwondo Sporunu Algılamaya Yönelik Tutumlarının Bazı Değişkenler Açısından Karsılaştırmalı Olarak incelenmesi. (Doktora Tezinden Derlenmiştir.) S.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, Yil: 2002 Sayı: 1 (Basımda) KONYA<br>3. Sporda Saldırganlık ve Taekwondo, Meslek için Gelişim Seminer notları, 6 Kasım 2002, S.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu-KONYA<br>4. Spor Kavramı ve Uzak Doğu Sporları, Meslek İçi Gelişim Seminer notları, 19 Kasım 2002, S.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu-KONYA<br>5. Taekwondo-Temel Teknikler ve Poomse (Ders Kitabi) Nobel Yayınları ISBN: 975-591-429-3- KONYA<br>6. Taekwondocuların Taekwondo Sporunu Algılamaya Yönelik Tutumları (Yardımcı Ders Kitabi ) Doktora Tezidir. Nobel Yayınları, ISBN: 975-591-430-7 – KONYA</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/metin-sahin_1607794037_prak6m.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Metin Şahin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/metin-sahin_1607794037_prak6m.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Salim Kayıcı]]></title>
            <link>https://www.sondakika37.com/salim-kayici/17/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye Kick Boks Federasyonu Başkanı Salim Kayıcı kimdir?]]></description>
            <guid>https://www.sondakika37.com/salim-kayici/17/</guid>
            <category domain="https://www.sondakika37.com/haberler/biyografi/">Biyografi</category>
            <pubDate>Thu, 07 Feb 2013 01:17:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Salim Kayıcı, 1966 yılı Ankara doğumlu olup Şırnak nüfusuna kayıtlıdır. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunudur.</p><p>Spora 11 yaşında Taekwondo ile başladı. Taekwondo&#39;da siyah kuşak sahibidir. Taekwondo Uluslararası Hakem ve Antrenörü olup Kick Boks&#39;un kurucuları arasında yer almıştır. Aynı zamanda TSE Spor Kulübünde uzun yıllar müsabakalara iştirak etmiştir.</p><p>1994 yılından itibaren Kick Boks sporunun değişik kademelerinde görev yapmıştır. Bunlar sırasıyla Kick Boks Merkez Hakem Kurulu Başhakemliği, Genel Koordinatörlük, As Başkanlık, Başkan Vekilliği ve üç dönemdir devam ettiği Türkiye Kick Boks Federasyonu Başkanlık görevleridir.</p><p>Yaklaşık iki yıl Dünya Kick Boks Federasyonu&#39;nda (IAKSA) Hakem Kurulu Üyeliği yapmıştır. Kick Boksta siyah kuşak sahibidir. Yine Kick Boksta antrenör ve aynı zamanda A klasman uluslararası hakemdir.</p><p>25 Ekim 2011 tarihinde Dünya Kick Boks Organizasyonları Birliği&#39;nce (WAKO) yapılan genel kurul seçimlerinde WAKO Yönetim Kurulu Üyeliği&#39;ne seçilmiştir. 1 Aralık 2013 tarihinde yapılan WAKO Avrupa Kick Boks Federasyonu Seçimli Olağan Genel Kurulu&#39;nda 'WAKO AVRUPA AS BAŞKANI' seçilmiştir. Mart 2015&#39;de İstanbul&#39;da yapılan WAKO Yönetim Kurulu toplantısında 'WAKO Başkanı' seçilmiştir. 2019 Yılında Antalya&#39; da yapılan WAKO IF Genel Kurulu&#39;nda WAKO IF Yönetim Kurulu Üyeliğine ve As Başkanlığına seçilmiştir.</p><p>Halen Türk Standardları Enstitüsü&#39;nde Müşavir olarak görev yapan Kayıcı, evli ve iki çocuk babasıdır. İleri derecede İngilizce bilmektedir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.sondakika37.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/salim-kayici_1607791818_LBuvAe.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Salim Kayıcı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.sondakika37.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/salim-kayici_1607791818_LBuvAe.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Son Dakika 37 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Son Dakika 37</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>